TMMOB METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
24. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI
SUNUŞ :
Küreselleşmenin yer yüzüne eşitliği ve dengeli kalkınmayı getireceğini söyleyenler artık bu gerekçelerini hatırlamaz durumdadırlar. Küreselleşmenin kaçınılmaz olduğunu söyleyenler ve buna sığınanlar aslında şirketlerin küreselleşmesini savunmaktadırlar. Oysa emeğin küreselleşemesinden hiç de söz edilmezken, gelişememiş ülkeler savaş arenasına dönüştürülmektedir.
Yerküre üzerinde yaşanan savaşlar ve katliamlar sürekli artarken bu savaşlarda kullanılan silahların gelişmiş kapitalist ülkelerin şirketlerine ait olduğu gerçeği açıkca görülmektedir. Birleşmiş Milletler yerküre üzerinde yaşanan haksız savaşlara, katliamlara karşı duruşunda bile taraf tutmaktadır. Birleşmiş milletlerin oluşumundaki yapı yerküredeki paylaşıma temel oluşturmak üzerinden şekillenmektedir.
Yerkürenin doğal kaynaklarına sahip alanlarında uyguladıkları yeniden yapılanma projeleri tamamen kendileri açısından sömürü düzeninin daha da güçlendirilmesine yönelik olmaktadır. Bunun en belirgin örneğini yanı başımızda Orta Doğu da yaşamaktayız. Birleşmiş Milletlerin doğal kaynaklar bakımından zengin olan bölgeler ile doğal kaynaklar bakımından fakir bölgelerde yaşananlara yaklaşımları çok farklıdır.
Şu anki hedef, petrol kaynaklarının tamamen gelişmiş ülkelerin geçmesidir. Artan nüfusla birlikte sıra suya gelecektir. Su şimdiden pet şişelere girmiş ve bir sömürü kaynağı olmaya başlamıştır. Tıpkı madenlerde olduğu gibi temiz su kaynakları da küreselleşme ile birlikte sessiz sedasız gelişmiş ülkelerin kontrolüne geçmeye başlamıştır. Bunu görebilmek için Türkiye'de pet şişede su satan firmaların ortaklıklarına bakmak yeterli olacaktır.
AB üyeliğimiz üzerinden yürütülen çalışmalar ve görüşmeler tek taraflı çıkarlara göre şekillenmektedir. Bu süreç, sonucunun ne olacağı belli olmayan bir şekilde ülkemiz halklarının çıkarlarına ters olarak gelişmektedir.
İklim değişikliğine neden olan gelişmiş kapitalist ülkeler bu alanda oluşturmaya çalıştıkları yapılanmalar ile iklim değişikliğinin bedelini gelişememiş ülkelere ödetirlerken kendilerine yeni gelir kaynakları oluşturmaktadırlar.
Ülkemizin 80 yıllık birikimiyle oluşturulmuş olan bütün kurum ve kuruluşlar, özelleştirme politikalarıyla yok edilmektedir. Kendi alanlarında tekel durumunda olan ve kar oranları yüksek kamu kuruluşları zarar ediyor gerekçesiyle satılmaktadır. Bazı kurumlar arsa bedelinin bile altında satılmıştır/satılmaktadır. Bazı kurumlarda çalışanlar işlerinden çıkarılarak yerlerine sendikasız sigortasız işçiler çalıştırılırken bazılarıda kapatılarak arsaları ranta dayalı olarak değerlendirilmektedir.
Doğal olayların doğal afete dönüşmemesi için uygulanması gereken politikalara kulaklarını tıkayanlar her olayda olduğu gibi doğal afetlerden de çıkar sağlamanın yollarını aramaktadırlar. Uygulanan kısa vadeli çıkarcı politikalar doğal olayları doğal afetlere dönüştürmektedir.
Temel alt yapı uygulamalarında, Meteoroloji Mühendisliğine yer verilmeyişi olağan meteorolojik olayların afete dönüşmesine neden olmaktadır.
Uygulanan enerji politikaları ülkemizi gelecek açısından tamamen dışa bağımlı duruma getirmektedir. Yerli ve yenilenebilir kaynak olarak görülen rüzgar ve hidrolik santral projelerinde meterolojik /hidrometrik ölçümleri yeterli olmayanların atıl yatırımlar olması kaçınılmazdır. Bu yatırımlar öncesi yeterli ve temsili ölçümlerin yapılması zorunludur. Bu şekildeki uygulamalar, hidrolik ve rüzgar potansiyelimizin yeterli olarak değerlendirilemeyişine neden olmaktadır. Ayrıca Ülkemizdeki hidrolik barajlarda işletme sorunları vardır. Bu sorunların giderilmesi yeni bir çok enerji santralına gerekliliğide azaltacaktır.
Toplumda barışın ve istikrarın sağlanması için uyulması gereken kurallar vardır. Bu kurallar öncelikle yazılı olan kurallardır. Bu yazılı kuralların en önemlisi yasalardır. Yasalara herkesin uyma zorunluluğu vardır. Hiç bir birey yada kurum yasaları ihlal edecek şekilde hareket etmemelidir. Bu konuda bağlayıcı olan kararlar ise mahkeme kararlarıdır. Herkes mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Hiç kimse mahkeme kararlarına uymamak gibi bir şey yapamayacağı gibi kararların uygulamasınıda geciktiremezler. Ancak ülkemizde yargı kararlarına uymamak bir üstünlük belirtisi olarak sunulmaktadır. Yargı kararlarına uymak yada uymamak keyfi olarak yürütülmektedir. Bu alanda anayasal suç işlendiği açıktır.
Ülkemizde de, yapılan yapısal dönüşümlerle, 80'li yılların başından itibaren neo-liberal politikalar uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemizdeki mühendislik öğrenimi de bu uygulamalardan payına düşeni almaktadır. Diplomalardan mühendislik ünvanlarının kaldırılmak istenmesi de bu bağlamda ele alınmalıdır. Yaratılacak kaos ortamı sadece gelişmiş ülkelerin çıkarlarına hizmet edecektir. Dolayısıyla, mühendislik öğretimi alan yada almak isteyen gençlerimiz sonucu belli olamayan bir sürecin içerisine itilmektedir.
Küreselleşme politikaları, üretim ve tüketim ilişkilerini gelişmiş ülkelerin lehine olacak şekilde yönlendirmektedir. Bu politikalar, teknoloji üreten ülkelerin teknolojilerinin gelişmemiş ülkelere ihracını kolaylaştırmaktadır. Teknoloji ihraç eden ülkelerdeki mühendislik öğretimi, gelişmemiş ülkelerde ara eleman seviyesine indirgenmektedir. Bunun için çeşitli akredite kurumları oluşturmaktadırlar.
Mühendislik hizmetlerinin uluslararası dolaşımı konusunda gelişmiş ülkelerdeki kısıtlar, gelişmemiş ülkelerde farklı olarak uygulanmaktadır. Başka bir deyişle gelişememiş ülkelerin mühendislerine uygulanan kısıtlar gelişmiş ülkelerin mühendislerine uygulanmamaktadır. Oysa kısıtlarda, her ülkenin iç yasa, yönetmelik ve uygulamalarına uyum, esas olarak alınmasına rağmen, her nedense gelişememiş ülkeler bu konularda kendi mühendislerine uyguladıkları kısıtları, yabancı mühendislere uygulamakta isteksiz görünmektedir. Buna gerekçe olarak yabancı yatırımın teşviki gösterilmektedir. Bu uygulama ile mühendis, mimar yada şehir plancısı bile olduğunu belgelemeye gerek kalmadan ülkemiz mühendis ve mimarlarından daha avantajlı olarak çalışma haklarını elde etmeleridir. Bu ülkelerin herhangi birisinde ülkemiz mühendis, mimar yada şehir plancısının çalışabilmesi için o ülkenlerin kendi uygulamaları esas alınmaktadır. Her nedense ülkemizde her alanda olduğu gibi yabancı mühendis mimar ve şehir plancıları bizlerden daha avantajlı duruma getirilmektedir. Bu uygulamaların ülkemize yabancı sermayeyi getireceğini gerekçe gösterenler yanıldıklarını açıkca görmeli ve kabul etmelidirler. Ülkemiz halkının çıkarlarını öne çıkaran uygulamalar yaşama geçirilmelidir.
Ülkemizde üniversiteler bilimsellikten uzak, tamamen siyasi çıkarlar gözetilerek kurulmaktadır. Bu üniversitelerin çoğunda laboratuar ve öğretim elemanı bulunmamaktadır. Laboratuvar deneyimi olmayan ve yeterli öğretimi alamayan bir çok kişi mühendis olarak topluma sunulmaktadır. Bu durum ise, mesleki yeterlilik ve yetkinlik tartışmalarını gündeme getirmektedir.
Ülkemizde mühendisliklerin uygulama alanları 6235 sayılı TMMOB yasasına göre kurulmuş olan Odalar tarafından belirlenmektedir. Her Meslek Odası kendi uygulama alanlarına ilişkin uygulama yönetmeliklerinin çercevesini kendisi hazırlamaktadır ve TMMOB onayına sunarak yürürlüğe koymaktadır. TMMOB onayından geçen bu uygulama yönetmelikleri her meslek disiplininin ne yapacağını belirlemektedir. Bu yönetmelikler ülkemizdeki mesleklerin uygulama gerçekliklerini ortaya koymaktadır. Mühendislik öğretimi veren Üniversiteler, öğretimlerinde bu esasları dikkate aldıkları zaman uygulama alanına ilişkin mühendisleri yetiştirmiş olacaklardır.
Bütün uluslararası düzenlemelerde, mesleki uygulamalar konusunda ülkelerin iç düzenlemeleri esas alınmaktadır. “Meteoroloji Mühendisliği”nin dünyada tam karşılığı olmadığı da bilinmektedir. Ancak bu durum sadece meteoroloji mühendisliği için geçerli değildir, bu konuda başka mesleklerde bulunmaktadır. Dolayısıyla bazı ülkelerdeki mühendisliklerin ülkemizde karşılığı olmadığı gibi bizdeki bazı mühendisliklerin de başka ülkelerde karşılıklarının bulunmaması son derece doğaldır. Bu bağlamda “Meteoroloji Mühendisliği”nin karşılığını bire bir karşılaştırmalarla çözmeye çalışmak da doğru değildir. Ülkemizdeki uygulamalar ve gelinen süreç üzerinden değerlendirme yapılması ülkemiz insanının çıkarları için zorunludur. Meteoroloji Mühendisliği hizmetleri günlük yaşamda çok geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Enerji, sanayi, tarım, havacılık, denizcilik, inşaat, turizm, şehirleşme, ekonomi, sigorta, ormancılık, doğal afetler v.b alanlarda verilen mühendislik hizmetleridir . Bu hizmet alanlarına göre ders programları gözden geçirilerek güncellenmelidir.
Gelişen teknoloji ile birlikte mesleğimize ve meslektaşlarımıza olan talep artmıştır. Kaliteli hizmet doğru eğitim ve güçlü denetimle mümkündür Bu nedenle 24. Dönem Yönetim Kurulu olarak öncelikli hedeflerimiz kurumsallaşma, Mevzuat ve iletişimle birlikte mesleki eğitim olacaktır.
TEMEL İLKE ve HEDEFLERİMİZ
Kurumsal Anlamda;
Meteoroloji Mühendisleri Odasının kurumsal yapılanmasını güçlendirmek
Örgütlenme bilincini arttırmak
TMMOB Ortamında Oda'nın etkinliğini arttırmak
Diğer meslek odalarıyla düzeyle bir işbirliği ortamı oluşturmak,
Mesleğimizle ilgili kurum ve kuruluşlarla ilişkileri güçlendirmek,
Demokratik kitle örgütleri ile dayanışma içerisinde olmak,
Uluslararası kurululşlarla olan ilişkilerde öncelikle ülke ve toplum yararı anlayışını esas almak,
Bilimi esas alan yaklaşımla, toplum yararı gözeten, emekten yana bir anlayışta olmak
Mesleki Anlamda;
Meslek alanımıza giren tüm konularda söz sahibi ve taraf olmak,
Meslektaşlarımız arasında paylaşma ve dayanışma esaslı çalışma ortamı yaratmak,
Üyelerimizin mesleki konularda söz, yetki ve karar süreçlerine katılımını sağlamak,
Mesleki tanının ı rlığı, meslekle ilgili görev ve sorumluluk alanlarımızın geliştirilmesini, kamu ve
özel sektörde mesleğin ehil kişilerce icrasını sağlamak,
Meslek alanımıza ilişkin etik kuralların belirlenmesi ve işletilmesini sağlamak.
Bu İlke ve Hedefler Işığında Yapılacak Çalışmalar Şunlardır:
1. Oda İşleyişi
Odanın kurumsallaşması ve üyelerle iletişimin geliştirilmesi için aşağıda ana başlıkları verilen konular, 24. dönemde ağırlıklı olarak ele alınacaktır.
Kurumsal alt yapının oluşturulması,
Oda mali ve muhasebe sisteminin düzenlenmesi,
Üye adreslerinin güncellenmesi,
Üye veri tabanının güncellenerek WEB üzerinden ulaşımının sağlanması,
Üye işlemlerinin daha seri hale getirilmesi.
2. Örgütlenme ve Üye İlişkileri
Çok seslilik demokrasinin en temel ilkelerinden birisidir. Odamız politikaları, sorunlara çözümler ve uygulamaya yönelik önerilerin ortaya çıkabilmesi ancak farklı düşüncelerin bir araya gelmesi ile mümkündür. Bu nedenle Oda-üye ilişkileri geliştirilerek geniş katılımların sağlanacağı ortamlar yaratılacaktır. Ayrıca mezun olduktan sonra iş bulamamış üyelerimize de ulaşılarak gerek özel sektör gerekse kamuda oluşacak olan iş fırsatlarından haberdar edileceklerdir.
Gelecekte mesleğimizi temsil edecek bölüm öğrencilerimiz Odaya kazandırılacaktır. Bu nedenle gerekli altyapı oluşturularak öğrencilerimizin öğrenci-üye olarak Odaya kaydedilmeleri sağlanacaktır.
3. İletişim
Öncesinde olduğu gibi 24. Dönemde de aşağıda ana başlıkları verilen mesleğimizin ilgili olduğu kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri ile iletişim ve ilkeli ilişkiler geliştirilecektir.
Sektördeki kurumlarla ilişkiler,
TMMOB ve Diger Odalar ile ilişkiler,
Demokratik Kitle Örgütleri ile ilişkiler,
Üniversiteler ile ilişkiler,
Basınla ilişkiler,
Uluslararası kurululşlar ile ilişkiler.
4. Oda Yayınları
24. Dönemde çıkartılması planlalanan Oda yayınları aşağıdaki gibidir;
Meteoroloji Mühendisliği Dergisi ve Bülten,
Mesleki Yayınlar (Hidroloji, CED ve Rüzgar Uygulamaları)
Meteoroloji Mühendisliği Tarihçesi
WEB sayfası düzeni ve internet yayıncılığı (e-bülten)
5. Sempozyumlar
Artan nüfusla birlikte küresel ısınmaya bağlı olarak iklim değişimleri, 21. yüzyılda meteorolojik karakterli doğal afetlerin daha sık görülme olasılığını arttırmaktadır. Bu nedenle ilki 1997'de gerçekleştirilen ve geleneksel hale getirmeyi düşündüğümüz Meteoroloji Karakterli Doğal Afetler Sempozyumu gereği açıkça görülmektedir.
Ayrıca Çevre dostu temiz enerji kaynağı olarak Rüzgar Enerjisi özellikle gelişmiş ülkelerde yıldızı her geçen gün daha fazla parlamaktadır. Yapılacak bir Rüzgar Enerjisi Sempozyumu kamuoyunun konuya ilgisinin çekilmesi, Rüzgar enerjisinin tanıtılması, Türkiye Rüzgar Enerjisi potansiyelinin belirlenmesi ve şu ana kadar edinilen bilgi birikiminin daha geniş kitlelerce paylaşılması ve konuyla ilgili kurum kuruluş ve kişilerin bir araya getirilebilmesi açısından yaralı olacaktır.
Bu Bağlamda yapılması planlanan sempozyumlar;
Rüzgar Enerjisi Sempozyumu
Meteoroloji Karakterli Doğal Afetler Sempozyumu
Ayrıca İklim değişikliği ve oluşturacağı etkileri bütün sektörler ve yaşamın her alanı için ele almak zorululuğu vardır. Bu gerçeklilikle İklim Değişikliği Sempozyumunun TMMOB'ya bağlı bütün odaların katılımıyla yapılması için TMMOB Yönetim Kuruluna öneri getirilecektir .
6. Mesleki Uygulama ve Eğitim Merkezi
İlgili TMMOB yönetmelikleri ve Üniversitede edinilen teorik bilgileri pratikte uygulanabilir hale getirmek ve yeni mezunlarımızın iş hayatına atıldıklarında uyum süreçlerinin kısaltılması açısından, Odamız tarafından oluşturulacak olan Mesleki Uygulama ve Eğitim Merkezi' nde 24 dönemde verilmesi planlanan kurslar aşağıda verilmiştir.
Meslek içi eğitim,
- Mühendislik Hidrolojisi,
- Rüzgar Enerjisi,
- ÇED raporlarının hazırlanmasında Meteoroloji Mühendisliği Uygulamaları.
Bilirkişilik
7. Oda Mevzuatı ve Yasal Düzenlemeler
Aşağıda verilen konularda, mevcut TMMOB yönetmelikleri yeni dönemde Odaya uyarlanarak Oda mevzuatı oluşturulacaktır. Ayrıca Meslek alanlarımızla ilişkili yasal düzenlemelerin takibi yapılacaktır.
Mesleki proje ve onay esasları,
Mesleki eğitim ve belgelendirme,
Temsilcilikler,
Danışmanlık ve asgari ücret,
8. Mesleki Komisyon ve Kurullar
24. Dönem Çalışma Programının finansal açmazlarımıza rağmen hayata geçirilebilmesi öncelikle üyelerimizin aktif katılımları ve özverili çalışmaları ile mümkündür. 23. dönem Yönetim Kurulu olarak bizler üyelerimizin tüm çalışmalara özveriyle ve aktif olarak katılacaklarına inanıyoruz. 24. Dönem Çalışma Programı doğrultusunda oluşturulacak olan komisyonlar:
SMM Uygulamaları komisyonu:
Amaç:Odamız Serbest Mühendislik Müşavirlik uygulamalarının takibi, Uygulamalardan doğan aksaklıkların tesbiti ve çözüme yönelik önerilerin yönetime sunulması
Hidroloji Komisyonu:
Amaç: Bir önceki dönemde hazırlanmış olan Hidroloji Uygulamaları Kitap Taslağı üzerinde çalışılarak, gerekli düzeltme ve değişikliklerin tamamlanarak yayına hazır hale getirilmesi.
Küresel Isınma ve İklim Değişikliği Komisyonu:
Amaç: Son veriler ışığında küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğine ilişkin ortaya çıkan belirtilerin ortaya konması, insan kaynaklı küresel ısınmayı önlemeye yönelik dünyadaki uygulamaların derlenmesi, ülkemiz için doğuracağı sonuçların belirlenmesi ve tüm bunların bir rapor haline getirilerek, teknik ve siyasi önlemler için çözüm önerilerinin sunulması.
Çevre ve ÇED Komisyonu:
Amaç: Çevre Bilimleri İçinde Meteoroloji Mühendisliğinin Yeri ve Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) başlığı altında; meteoroloji mühendisliğinin çevre bilimleri içindeki yerinin ortaya konulması ve ülkemizdeki çevre sorunları boyutunda ÇED çalışmalarının bilimsel olarak daha sağlıklı ve güvenilir olabilmesi için ilgili disiplinlerce hazırlanması gerekliliği nedeniyle, ÇED raporlarında meteoroloji mühendisliğini ilgilendiren konuların değerlendirmesi amacına yönelik yayın hazırlanması.
Rüzgar Enerjisi Komisyonu:
Amaç: Rüzgar enerjisinin Genel olarak değerlendirilmesi, Rüzgar enerjisinin teknik, fiziksel, ve meteorolojik temelleri, Türkiye'deki Kanun ve Diğer Mevzuatlar, Türkiye'de ve dünyada rüzgar enerjisi uygulamaları ve Rüzgar enerjisi ekonomisi konularını kapsayacak şekilde yayın hazırlanması,
Mesleki Etkinlikler ve Yayın Kurulu:
Amaç: 24. Dönem etkinlikler çerçevesinde yapılması planlanan Rüzgar Enerjisi Sempozyumu ve Meteoroloji Karakterli Doğal Afetler Sempozyumu'nun düzenlenmesi ile Oda dergisi'in çıkarılması,
AB Sürecinin ve diğer uluslararası gelişmelerin Meslek Alanımız Üzerindeki Etkilerini Araştırma Komisyonu:
Amaç: AB sürecinin ve uluslararı gelişmelerin uzun vadede meteoroloji mühendisliği üzerindeki etkilerini ortaya koyacak bir raporun hazırlanması,
Meslek İçi Eğitim Esaslarını Belirleme Komisyonu:
Amaç: Odamız tarafından oluşturulacak olan Mesleki Uygulama ve Eğitim Merkezi' nde verilmesi planlanan kurslar için mevzuat ve teknik açısından, gerekli altyapıyı oluşturacak esasların belirlenmesi. |