AKIBETİMİZ KİMLERİN ELİNDE?

tarafından gönderildi
Ahmet Öztopal
Ahmet Öztopal( ahmetoztopal@politikam.com )

 

Geçtiğimiz cumartesi günü, 2 uzman askerimizin operasyon bölgesinde maruz kaldıkları olumsuz hava koşulları neticesinde, vücutlarında gelişen hipotermi rahatsızlığından (vücut sıcaklığının 35ᵒC’nin altına düşmesinden) dolayı şehit oldukları haberiyle irkildik ve yıkıldık. Sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin akabinde de Tunceli Valiliği, web sayfası üzerinden şöyle bir bilgilendirme yaptı.

“… ‘Son teröristin de etkisiz hale getirilmesi’ hedefi doğrultusunda, aralıksız sürdürülen Teröristle Mücadele Harekâtı kapsamında, teröristlerin kış üslenme bölgelerini kontrol altına almak ve alan hâkimiyetini devam ettirmek için Mazgirt, Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazımiye ilçeleri kırsal alanında çok sayıda tim ile pusu faaliyetleri yürütülmektedir. Bu faaliyetler kapsamında; Nazımiye kırsalında, 2300 m rakımlı, karayolu ulaşımı olmayan sadece helikopter faaliyeti ile veya yaya olarak gidilebilen bölgeye, mevsim koşullarına uygun tam teçhizatlı, 12 kişiden oluşan timimiz 22 Ekim 2018 tarihinde helikopter ile indirilmiştir. Pusu faaliyeti icra eden timimizin, ani gelişen olumsuz hava koşullarından etkilenmesi sebebiyle, 26 Ekim 2018 tarihinde geri çekilmesi talimatı verilmiştir. Ancak, helikopterin defaten bölgeye ulaşmaya teşebbüs etmesine ve muhtelif tehlikeler atlatmasına rağmen, görüş mesafesinin kısıtlı olması, olumsuz hava koşulları ve sarp arazi yapısı nedeniyle, havadan tahliye gerçekleşememiştir. Aynı zamanda karadan yaya olarak da timimize ulaşılmaya çalışılmıştır. Terörist eylemi ve EYP (El Yapımı Patlayıcı) riskine rağmen, karadan ulaşan takviye birliklerimizce tim personeline ilk müdahale yapılmış, 2 kahraman evladımızın hipotermi tanısı ile güvenli bir bölgeye getirilmesi sağlanmış, hava koşullarının kısmen düzelmesi ile yoğun bir çaba sonucunda helikopterin bölgeye ulaşımı sağlanmış ve timimizin Tunceli Devlet Hastanesi’ne sevki gerçekleşmiştir. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen, maalesef 2 kahraman evladımız şehit olmuş, 10 kahraman evladımız muayenelerine müteakip taburcu edilmişlerdir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Aziz Milletimize sabır ve başsağlığı dileriz. Olayla ilgili olarak,Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca adli; Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’nca da idari soruşturma başlatılmıştır…”

Başımız sağolsun. Şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet ve ailelerine de sabırlar dilerim.

Tunceli Valiliği’nce yapılan açıklamaya göre, olaydan sonra yapılması gereken herşeyin fedakârca yapıldığı görülmektedir. Zaten hem Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli ve hem de Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’nın idari soruşturmaları neticesinde, olay daha net olarak ortaya konulacaktır.

Bir atmosfer bilimci olarak benim burada dikkatimi çeken nokta, yukarıda da belirtilen ani gelişen olumsuz hava koşullarıifadesidir. Bu ifade doğrultusunda, aşağıdaki şu sorulara cevap aramak gerekir.

  • Valilik açıklamasında yer alan pusu faaliyetleri öncesinde, bu faaliyetlerin planlama aşamasında meteorolojik destek ve tahmin sağlanmış mıdır?
  • Tim ya da timler pusu bölgesindeyken, onlara belirli aralıklarla bulundukları noktaları içeren meteorolojik bilgi ve tahminler verilmiş midir?

Umarım açılan her iki soruşturmada da bu noktalar göz ardı edilmezler.

Ne yazık ki ordumuz, bir meteoroloji birimine ve kendi mensubu olan havanın uzmanlarına hala sahip değildir. Oysa

  • Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Atmosfer Bilimleri bölümlerinde okuyanların önemli bir bölümü, Amerikan Ordusu mensuplarıdır.
  • Savunma amaçlı olarak geliştirilen DMSP isimli meteorolojik uydu, Los Angeles Hava Üssü’nde yer alan Uzay ve Füze Sistemleri Merkezi, bir başka deyişle Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri tarafından yönetilmektedir.
  • Hatta Amerikan Ordusu, sel ve taşkın tahminleri için HEC isimli bir hidrolojik modeli de kendisi geliştirmiştir.
  • Bizim için ilginç olabilecek bir tespit de, İtalyan Meteoroloji Kuruluşu’nun İtalyan Hava Kuvvetleri bünyesinde yer almasıdır.

Bakınız, II. Dünya Savaşı’nda Müttefik Kuvvetler Komutanlığı’nı yapan Dwight D. Eisenhower ne der?

Akıbetimiz Meteorolojistlerin elindedir.

M.Ö. 500 yıllarında, Antik Çin’de yaşayan Sun Tzu isimli bir savaşçı da, askeri istihbarat konusunda şöyle der?

Araziyi bil, düşmanı bil, havayı bil. Ancak bundan sonra zafere ulaşırsın.

Verimliklerini arttırabilmek için günümüzde çeşitli inşaat, çevre, enerji, hidroloji, basın, belediye, afet koordinasyon vb. kuruluşların dahi, hava ve suyun uzmanlarını çalıştırdığı bir ortamda ve hatta terörist unsurların dostumuz görünen devletlerin ordularından meteorolojik bilgi ve destek aldığı bir dönemde, ordumuz bünyesinde lisans, yüksek lisans ve doktoralı uzmanlardan oluşabilecek bir meteoroloji biriminin olması elzem bir konudur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir