Basına Kamuoyuna

tarafından gönderildi

                                                             Basına Kamuoyuna

                                                                         Basına

                                          Sayın Can ATAKLI ve Kıymetli Basın Mensupları;

22 Ocak 2018 tarihli köşe yazınızın “Kar geliyor haberlerinin kaynağı Meteoroloji Değilmiş” başlıklı bölümünde Meteoroloji Genel Müdürü Sayın İsmail GÜNEŞ’in açıklamalarına yer vermişsiniz. Sayın GÜNEŞ:” …Basın aracılığıyla 15-20 gün öncesinden, AKOM, Üniversite öğretim görevlileri, Meteoroloji Mühendisleri Odası ve kendini Meteoroloji Uzmanı olarak tanıtan kişiler yeteri kadar güncel meteorolojik bilgiye sahip olmadan açıklamalar yaparak, kamuoyunu yanlış yönlendirmektedirler. Bu kişiler, kendilerini meteoroloji uzmanı olarak tanıttıkları için bizim dışımızda yaptıkları bu değerlendirmeler Meteoroloji Genel Müdürlüğüne mal edilmektedir.” demekte ve Meteoroloji Mühendisleri Odası’nı da halkımızı yanıltmakla itham etmektedir.

Meteoroloji bir bilim dalıdır. Hava ve suyun olduğu her alan Meteoroloji Biliminin ilgi ve sorumluluk alanıdır. Bildiğiniz gibi ülkemizde meteoroloji denilince akla ilk “hava tahminleri” gelir. Hava tahminleri konusunda ise 3254 sayılı kanun ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü sorumlu kılınmıştır. Hava Tahmini çalışmaları, Dünyanın en zevkli ama bir o kadar da zor ve çok büyük bir sorumluluk isteyen işidir. Zevkli; çünkü atmosferi elinizdeki verilere göre anlamaya çalışırsınız, Zor;çünkü atmosferin nasıl davranacağını, ülkenizin üzerine gelinceye kadar nelerden nasıl etkileneceğini her zaman doğru hesaplamanız mümkün olamamaktadır.. Çok büyük bir sorumluluk isteyen bir iş; çünkü biliyorsunuz ki milyonlarca insan sizin ağzınızdan çıkacak sözlere göre gününü planlayacak, gelecek ile ilgili plan yapacak. Yani siz farkında olsanız da olmasanız da milyonlarca insanın hayatının bir parçası oluyorsunuz. Yıkadığı Çamaşırların dışarı asılıp asılmamasına, dışarı çıkarken yanına şemsiye alıp almamasına, rahatsız olacaksa dışarı çıkıp çıkmamasına, güneşlenip güneşlenmemesine veya hangi saatler arası dışarı çıkmasına, hangi saatler arası ne yapmasına varıncaya kadar siz ve sizin tahminleriniz rehberlik etmektedir.. Oluşacaksa don olayına, ürünlerini nasıl koruyacağına, tarlasına ne zaman ekim yapacağı, ne zaman gübrelemesi, ne zaman ilaçlaması hep sizin tahminlerinize bağlıdır. Bu konuda sayısız alanda sayısız örnek vermek mümkündür.

Hava Tahminleri bizim filmlerde gördüğümüz gibi kolu ağrıyan, dizi ağrıyan insanların yaptığı bir iş değildir. Atmosferin milli sınır tanımayan yapısından dolayı, İngiltere’nin yüzlerce km batısından Türkiye’nin yüzlerce km doğusuna, ekvatordan kutuplara kadar bir alanda binlerce meteoroloji istasyonundan alınan gözlem verileri, yüzlerce istasyondan alınan atmosferin dikey verileri, uydu görüntüleri, radar görüntüleri aynı anda harmanlanarak ülkemiz için tahmin yapılabilmektedir. Meteoroloji Servislerinin Sahip olduğu teknoloji ulusal bazda hemen hemen tüm kurumların önündedir. Ülkemizde de durum böyledir, dünyanın hemen tüm ülkelerinde de durum böyledir. Bu teknolojiye rağmen insanoğlunun hava tahmin başarı oranları henüz istenilen seviye olan %100 düzeyinde değildir.

Dünyanın gelişmiş birçok ülkesinde özel Meteoroloji Büroları kurulmuş olmasına rağmen ülkemizde sadece Meteoroloji Genel Müdürlüğü 3254 Sayılı kanun ile atmosferik gözlem ve tahminlerden sorumlu kuruluş olarak tanımlanmıştır. Meteoroloji Mühendisleri Odası ise atmosferik gözlem ve tahmin yapan bir kuruluş değildir. 6235 Sayılı TMMOB ( Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ) yasasına göre 1970 yılında kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde bir meslek odasıdır. Çalışmaları kanunlarla, yönetmelikler ile düzenlenmiştir.

Odamız, kurulduğu ilk günden günümüze kadar geçen yaklaşık yarım asır boyunca Meteorolojinin bir bilim dalı olduğunu savunmuş, kanun ve yönetmelik sınırları içinde hareket etmiştir. 14 Mart 2003 tarih ve 25048 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren SMM ( Serbest Mühendislik Müşavirlik ) Yönetmeliğine göre tüm üyelerimiz, Madde 7 de tanımlanmış 16 (onaltı) ayrı ihtisas alanında meteorolojik hizmet üretme yetkisine sahiptir. Bunlardan bir tanesi de Madde 7 /1. Fıkrada tanımlanan Özel amaca yönelik hava analizi ve tahmini yapmaktır. Üyelerimizin tümünün sahip olduğu bu yasal hakka rağmen sadece bir elin parmakları kadar az sayıdaki üyemiz bu hakkı kullanarak hava analiz ve tahmini yapmaktadır. Bunların hemen hepsi; CNN TÜRK’de Bünyamin SÜRMELİ, NTV de Gökhan ABUR ve diğer meteoroloji mühendisi editörleri, İTÜ Meteoroloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan ŞEN, Prof. Dr. Miktad KADIOĞLU gibi kamuoyu tarafından iyi bilinen isimlerdir. Bu kişilerin kendini Meteoroloji Uzmanı olarak tanıtmalarına ihtiyaçları da yoktur. Çünkü hepsi en az lisans düzeyinde Meteoroloji Mühendisliği eğitimi almış, hepsi de konularında Uzmandır. Kaldı ki; yukarıda kısaca tanımını yaptığımız hava tahmini yapmanın çok büyük bir sorumluluk taşıdığını bilen, milyonlarca insanın hayat planlamalarındaki sorumluluklarının farkında olan kişilerdir.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü kendisine “Meteoroloji Uzmanı” ünvanı verdikleri kişilerin ayrıntılı eğitim seviyeleri ve bitirdikleri okulları açıklar ise gerçek çok daha net ortaya çıkar. Burada asıl sorgulanması gereken Meteoroloji Genel Müdürlüğünün görevini yerine getirip getirmediğidir. Aşırı yağışlar nedeniyle ortalığı sel götürürken, Yağışların azlığı nedeniyle ülkemizde ciddi bir kuraklık yaşanırken, Meteorolojik kuraklık aşamasını geçip ikinci aşama Hidrolojik kuraklık aşaması yaşanırken, meteorolojik koşulların hayatı öyle yada böyle aksatması muhtemel yada aksattığı dönemlerin hangisinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü yetkililerini basın yayın organlarında halkımızı bilgilendirirken görebildik. Bir yıl öncesi çok daha fazla miktarda yağışın olduğu bir yerde bu yağış 500 yılda bir görülen en büyük yağıştır derseniz, gerçekle ilgisi olmadığı halde son 44 yılın en kurak yılını yaşadık derseniz halkı kimin yanlış yönlendirdiği ortaya çıkar.

Sütre gerisinde kalarak ortamın netleşmesini bekleyen, medya aradığı zaman, aman risk almayayım diyerek medya önüne çıkmayarak kurumun yönetici kalitesinin medya merceği altına alınmasını engellemeye çalışmanın bu tip sıkıntıları olacaktır.

Kendisine, hava delisi, yağmur sevdalısı, kar aşığı, rüzgar hastası vb. gibi adlar verip internet ortamında hava tahmini yayınlayan, yaptığı tahminlerin Meteoroloji Genel Müdürlüğünden bile iyi olduğunu iddia eden, farklı bir meslek grubundan olmasına rağmen tozdan havadan, şuradan buradan gibi isimlerde büyük tirajlı gazetelerde köşe yazarı olarak hava tahmini yapan şahıslara gözünü ve kulağını kapatan bir kurumun kanun ve yönetmelikle yasal hakkı olmasına rağmen zaman zaman spesifik olarak hava tahmini yapan bazı meslektaşlarımızı hedef göstermesi etik değildir. Tüm meslektaşlarımız hava tahmini yapmanın teknik zorluğu ve vicdani sorumluluğunun farkında olan konusunda eğitim almış gerçekten uzman kişilerdir.

Ayrıca meteoroloji haberleri sizin de çok iyi bileceğiniz üzere dünyada en çok izlenen ve merak edilen haberler arasında yer almaktadır. Özellikle küresel iklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünyanın dört bir yanında meteorolojik hadiselerin şiddetinin artması sonucu bu ilgi daha da artmıştır. Maalesef bizim medyamızda halkımızın meteoroloji haberlerine ilgisini kullanmakta ve tıklanma sayısı veya reyting artırmak maksadıyla (bir diğer ifadeyle; daha fazla para kazanma) haber abartılmaktadır. Sadece bir örnekle aşağıda görebilirsiniz.

Ekran AlıntısıOrhan SEN

Yukarıdaki Örnek; medyanın aslında abartmanın ötesine geçip halkın nasıl yanlış yönlendirildiğini gözler önüne sermektedir. Bu ve benzeri örnekleri her gün medyada yaşıyor ve şahit oluyoruz. Hava durumu haber başlığı ile içeriği çok farklı kullanıldığında, başlığın etkisiyle yukarıdaki örnekte olduğu gibi halkımıza durum yanlış aktarılmış oluyor ve ne yazık ki haber siteleri milyonlarca tık alırken, biz Meteoroloji Mühendisleri hava durumunu bile tutturamayanlar olarak hafızalara kazınıyoruz. Hatta kimi zaman Oda yöneticileri olarak verdiğimiz röportajların ardından haberi izlediğimizde birçok cümlenin montajlanarak haberin ne denli abartıldığına biz bile şaşırıyoruz.. Tüm bunlar yetmezmiş gibi birde Meteoroloji camiası içerisinde birbirimizi sorgular hatta suçlar hale getiriliyoruz.

Yukarıdaki sadece bir örnek; buna benzer yüzlerce örnek verebiliriz. Tüm bunların sonucunda isim vererek polemik oluşturmanın yanı sıra ki; bu durumda bile medya tekrar reyting kazanırken, olayın ardından Meteoroloji camiası yıpranıyor. Oysa bizim tek amacımız ülkemize, milletimize Meteoroloji bilimi doğrultusunda doğru bilgi vermek ve katkı sunmaktır. Olaylara birde bizim penceremizden bakmanızı istedik. Saygılarımızla;

                                                                        Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir