İSTANBUL’U RÜZGAR KURTARDI.

tarafından gönderildi

İstanbul’u rüzgâr kurtardı..

Hadımköy’deki kimya fabrikasında çıkan yangın 24 saatte söndürüldü. İTÜ öğretim üyesi Prof. Toros, “Yangının çıkışından bitişine kadarki süreçte hâkim rüzgârların güneyli olması sebebiyle nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki halk tehlikeyi ucuz atlattı” dedi

İstanbul Arnavutköy Hadımköy’de önceki gün 09.30 sıralarında kimya fabrikasında çıkan yangın, 24 saat sonra dün tamamıyla söndürüldü. Yapı kimyasal maddelerini üreten 10 bin metrekarelik fabrikadaki yangın maddi hasara yol açarken, itfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları dün sabaha kadar devam etti. Yangınla birlikte ise Hadımköy semalarında 24 saat boyunca gökyüzünde kara bulutlar etkili oldu.

 

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Meryem Kayan, gökyüzündeki kara bulutlarla ilgili Milliyet’e şu ifadeleri kullandı:

“Açıkçası halihazırda ortaya çıkan emisyon partikül maddeler var. Yanmanın etkisiyle havaya yükseldi. Şu anda İstanbul’un üzerinden kaç kilometre kadar yayıldığını bilmediğimiz bir kimyasal bulutun olduğundan söz edebiliriz. Rüzgârla birlikte İstanbul’un üzerinde yayılma olasılığı yüksek. Olası bir yağmurda kimyasal maddeler İstanbul üzerine iner. Yangın bölgesinde yaşayan insanlar açısından da büyük tehlike. İnsanlara ‘Evlerinizi terk edin’ diyemeyiz. Mümkün olduğu kadar yakın çevredeki insanların o havaya maruz kalmaması için cam ve perde gibi havalandırmaları yapmaması gerekir. Özellikle hastaların ve çocukların bulunduğu evler. İleriki günlerde de ne kadar bir alanı etkilediğine bakılması gerekiyor. Ayrıca İstanbul içerisinde sanayi bölgelerindeki kimya fabrikalarında depolanan malzemenin çevre sağlığı için ne şartlarda saklandığının denetimi gerekiyor. Zaten hava kirliliği ile boğuşan bir şehrin bir de böyle bir riskle karşılaşması sıkıntılı bir durum.”

 

Köyler etkilendi

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisi Prof. Dr. Hüseyin Toros ise yangının atmosferik sayısal modellemesini Milliyet için çıkardı. Yangının çıktığı saatten söndürüldüğü saate kadarki rüzgar yönünü inceleyen Prof. Toros, “Yangın günü hakim rüzgârların güneyli olması sebebiyle nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki İstanbul halkı, tehlikeyi ucuz atlattı. Rüzgârlar yangın esnasında kuzeybatıya doğru esseydi, nüfusun yoğun olduğu bölgeler etkisi altında kalacaktı. Dolayısıyla Arnavutköy’ün üzerindeki köyler doğal olarak etkilendi. Ayrıca Türkiye’de şu an yüksek basınç hâkim. Kirleticiler yüksek basınç etkisi ile yükseldi ve yere yakın seviyelerde dağıldı. Yangın esnasında küçük çaplı ve sağlık açısından son derece tehlikeli hava parçacıkları, karbonmonoksit gazı başta olmak üzere diğer muhtemel zehirli gazlar ile havaya salındı” dedi.

Havalandırmalar kapatılmalı

Bu tür yangınlar esnasında kirleticilerin meteoroloji mühendisleri tarafından anında modellenerek olası risk altındaki bölgelerin çıkarılması gerektiğini vurgulayan Prof. Toros, “Yangının duman etkisi altında kalan bölgelerden uzaklaşılmadır. Bu mümkün değilse, açık alanlardan kaçınılmalıdır. Ev ve iş yerlerinde kapı ve pencereler kapatılarak kirli havanın içeriye girmesine engel olunmaya çalışılmalıdır. Havalandırma sistemlerinin de kapalı olması gerekir. Bununla birlikte başka zamanlarda bu tür yangınlar daha çok kitleler üzerine gelebilir. Onun için şehir planlamalarında sanayi tesislerinin daha çok şehrin rüzgar altı bölgelerine yapılması tehlikeyi azaltır” diye konuştu.

Kaynak : Milliyet Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir