KARABURUN TERMİK SANTRALI İLE İLGİLİ DANIŞTAY 14. DAİRESİ KARARI

tarafından gönderildi

T.C. Danıştay Ondördüncü Dairesi’nin söz konusu dava dosyasını incelenmesi sonucu; Çanakkale İli, Biga İlçesi, Karabiga Beldesi sınırları içinde, Sarıkaya Karaburun Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından açılıp işletilmesi planlanan “Karaburun Termik Santrali (160 MWe Karaburun TES ve 660MWe Karaburun 2 TES – toplam ısıl gücü 2015,9 MWt) Entegre (Endüstriyel Atık (Kül/Cüruf) Depolama Alanı, Derin Deniz Deşarjı, Dolgu ve İskele Dâhil) Projesi” ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen 21/01/2015 tarihli “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verildiği; dava konusu “Karaburun Termik Santrali (2x660MWe Termik Santral (toplam ısıl gücü 3142,8 MWt), Endüstriyel Atık (Kül/Cüruf) Depolama Alanı, Derin Deniz Deşarjı, Dolgu ve İskele Dâhil) Entegre Projesi Kapasite Artışı (500 MWe/1126,9 MWt) ve Teknoloji Değişikliği Projesi” ile anılan projede kapasite artışı ile teknoloji değişikliğinin öngörüldüğü ve bu proje ile ilgili olarak da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi izin ve Denetim Genel Müdürlüğünce, 25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi kapsamında, 14. maddesi uyarınca 28/04/2015 günlü, 3856 sayılı ” Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verildiği; bu kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; 19/02/2015 tarihinde İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu Toplantısının yapıldığı; bu toplantıda, tayin edilen yetkili uzman tarafından Meteoroloji Genel Müdürlüğünün de temsil edildiği ve Kurumun 20/02/2015 tarihli yazısı ile ÇED Raporunun Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile ilgili-bölümlerinin yeterli olduğu yönünde görüş verildiği; ancak, ÇED Raporunda yer alan ve Karaburun bölgesinde bulunan diğer termik santralleri de içerir şekilde yapılan hava kalitesi modelleme çalışmalarının Raporu hazırlayan ekip tarafından gerçekleştirildiği ve bu ekipte Meteoroloji Mühendisine yer verilmediği gibi modelleme çalışmalarında, bölgede bulunan termik santraller dışındaki diğer kirletici tesislerin de dikkate alınmadığı; her ne kadar ilk projeye ilişkin ÇED Raporunu hazırlayan ekipte meteoroloji mühendisine yer verilmiş ise de, dava konusu projenin gerçekleştirildiği dönemde Ağan Termik Santralinin de bölgede faaliyet göstermek üzere ÇED sürecini işletmekte olduğu, nitekim ÇED Raporunda yer alan modelleme çalışmalarında, ilk rapordan farklı olarak bu tesise de yer verildiği; dolayısıyla, dava konusu proje açısından, hava kalitesi modelleme çalışmalarının sağlıklı bir şekilde güncellenmesinin önem arz ettiği; bunların yanı sıra, dava konusu işlemin yargısal denetimi yapılırken Mahkemece belirlenen bilirkişi heyetinde de yine bir Meteoroloji Mühendisinin bulunmadığı belirtilmiştir (Bkz. Ek-1.S T.C. Danıştay, Ondördüncü Daire, 2017/2081 esas ve 2017/7076 karar No’lu mahkeme kararı).

T.C. Danıştay Ondördüncü Dairesi’nin 2017/7076 No’lu Kararında, “Hava kalitesi modelleme çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yapılmasının termik santrallere ilişkin projeler açısından taşıdığı özel önem de dikkate alındığında, bu projeler açısından temel uzmanlık alanlarından birinin de Meteoroloji Mühendisliği olduğu anlaşılmakta olup, ÇED raporunu hazırlayanlar arasında bu uzmanlara da yer verilmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiştir (Bkz. Ek-1.S).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>