BURSA İL TEMSİLCİMİZ FERYAL BİÇKİCİ’NİN YAZISI: BURSA HAVASI SOS VERİYOR

tarafından gönderildi

Bursa havası SOS veriyor

Bursa’da son dönemlerde iyice azalan kar yağışı vatandaşları ürkütüyor. Bursa’nın hava kalitesiyle ilgili sorularımızı Meteoroloji Mühendisleri Odası Bursa Temsilcisi Feryal Biçkici yanıtladı.

BURSA, 04 Ocak 2019 Cuma, 08:14
Bursa havası SOS veriyor

Kış mevsimiyle birlikte artan kömür tüketiminin de etkisiyle Bursa kent merkezinde nefes almak iyice güçleşti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Hava Kalitesi İndeksi’ne göre, Bursa’da bugün hava kirliliği insan sağlığını olumsuz etkileyebilecek seviyeye çıktı. Kent merkezinde 7 ayrı noktada bulunan indekste, daha önce 70 olarak ölçülen PM10 değeri son ölçümlerle 167’ye çıktı ve ‘Sağlıksız’ kategorisinde yer aldı. Bursa’nın hava kalitesiyle ilgili sorularımızı Meteoroloji Mühendisleri Odası Bursa Temsilcisi Feryal Biçkici yanıtladı.

  • Son yıllarda Bursa’daki kar yağışının azalmasının nedeni nedir?

Öncelikle bu soruya cevap vermeden önce; “Kar nedir? Kar yağışı nedir? Kar nasıl oluşur?” sorularının meteorolojik olarak yanıtlanması gerekmektedir. Kar, sıcaklığı sıfır derecenin altında ama hâlâ donmamış sıvı su damlacıkları ile küçük buz parçacıklarının aynı sıcaklıkta bulut içinde yan yana olduğunu düşünün. Böyle bir ortamda su buhar basıncı büyük olduğu için aşırı soğumuş su damlacıkları buharlaşarak buz kristalleri üzerinde birikir. Bulut içindeki yukarı hava akımlarının taşıyamayacağı kadar büyüyen buz kristalleri de bulut içinde düşmeye başlar. Düşmekte olan buz kristali diğer buz kristalleri ve aşırı soğumuş sıvı su damlacıkları ile çarpıştıkça bizim bildiğimiz kar kristali ortaya çıkmaya başlar. Bu kristaller buluttan yerin üstüne kadar kar yağışı olarak düşer. Toprak ve atmosferin sıcaklığı aynı olursa yere düşen kar taneleri erimez. Fakat çoğu kez kar kristali yere yaklaştıkça sıfır derecenin daha üzerindeki hava sıcaklığı ile karşılaştığından eriyerek yağmura dönüşür.

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre yeryüzüne inen yağış çeşitlerinin sekizde birinin kar yağışı olduğu ortaya çıkmıştır. Aslında her yağmurun bir kar olarak düştüğünü fakat yeryüzündeki sıcaklığa bağlı olarak yağmura dönüşür demek çokta hatalı olmaz.

Şimdi bu yanıtlardan sonra Bursa özeline inersek en temel sebebin atmosfer ile yüzey sıcaklığının pozitif değerlerde birbirine eşit ya da yakın olması olduğu görülür. Bir diğer ifade ile; şehirleşme, betonlaşma, nüfus artışı, sanayileşme, asfaltların artışı, her yıl trafiğe katılan araç sayısının çok fazla artışı, yeşillerin yok olması nedeni ile atmosferin sıcaklığının artmasına, başlangıçta kar olarak başlamış olan yağışın şehir merkezleri üzerinde ısınarak yağmur şeklinde yere düşmesidir.

  • Bursa ısı adası kavramını yaşıyor mu?

Sera gazları kadar güçlü bir etkisi olmamakla birlikte, şehirleşme de küresel ısınmada rol oynar. Şehir ısı adası; bir şehrin, çevresindeki kırsal alanlara göre daha sıcak olmasıdır. Şehirlerin beton ve asfalt yüzeylerle kaplı olması, bitki ve toprak örtüsünün zayıf olması, havadaki asılı taneciklerin (partikül) fazla olması şehirleri güneş enerjisinin daha çok soğurulduğu, sıcaklık ortalamalarının fazla olduğu ısı adalarına dönüştürmüştür. Aynı zamanda yerleşim planlarının şehirleri serinletecek ve havasını temizleyecek olan rüzgârların geçişine ve hava dolaşımına izin vermemesi şehirlerin etraflarına göre daha da sıcak alanlar olmasına neden olmaktadır.

Bursa’da hemen hemen tüm şehirlerimiz gibi şehirleşmenin getirdiği beton yüzeylerin artması, asfalt ve beton yüzeylerin gün boyunca güneş enerjisini depolaması ve gece boyunca bu ısıyı atmosfere geri vermesi, bunun yanında meteorolojik faktörler göz önüne alınmadan planlanmış alanların yaygın olması nedeniyle ısı adası etkisini daha yoğun olarak yaşayan şehirlerimizden biridir. Var olan  yeşil alan dokusunun şehirleşme nedeniyle her geçen gün azalması da ısı adası açısından diğer bir önemli etkendir.

  • Hava kirliliğinde Bursa’nın metropol kent oluşunun etkisi var mı?

Tartışmasız etkisi vardır. Bunun yanında tek sebebin bu olduğunu iddia etmek de doğru değildir. Hava kirliliğine sebep olacak tüm faktörler; yani doğal ve yapay kaynaklar  Bursa’da da etkendir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin de coğrafi olarak kapladığı her alan doğal kaynaklı hava kirliliğine maruz kalır. Hava kirliliğine neden olan doğal kaynakları sıralamak gerekirse, doğanın kendi yapısı içinde  atmosfere zarar veren bazı maddeler bulunduğunu belirtmek gerekir. Bunlardan, volkanik faaliyet sırasında açığa çıkan kükürt dioksit gibi gaz partikülleri doğanın dengesini bozmaktadır. Bunları tozlar, orman yangınları ve buharlaşma olarak tanımlayabiliriz.

Orman yangınları ise, hava sıcaklığının artması ya da insan kaynaklı oluşabilecek orman yangınları bitki ve ağaçların yok olmasına dolayısıyla su kaynaklarının kirlenmesine takibinde hava kirliliğine yol açmaktadır.

Kükürtdioksit, partikül maddeler, azotoksit, karbonmonoksit ve ozonun okyanuslardan buharlaşma ile havaya yayılması da sebepler arasındadır.

Bu başlık altında verilecek en iyi örnek, 2010 yılında İzlanda da bulunan ve adını bile zor telaffuz ettiğimiz bir yanardağ patlamasında  hemen hemen tüm Avrupada kül nedeniyle bütün uçuşların iptal edilmesi  ve yaşanan  hava kirliliğidir.

Hava kirliliğine neden olan yapay kaynaklardan bahsetmek gerekirse, ne yazık ki biz insanların isteyerek ve istemeyerek neden olduğu hava kirliliği nedenidir. Hava kirliliğine neden olan yapay kaynaklar; trafik, ısınma ve sanayi kaynaklı olmak üzeri 3 grupta incelenmektedir.

Birincisi trafik kaynaklı hava kirliliğidir. Aslında yaşamımızı kolaylaştırmak adına kullanılan toplu taşıma araçları ve özel araçların neden olduğu hava kirliliği tartışılmaz. Araçların havayı kirletme nedenleri egzoz borusundan salınan gazlar, benzin deposu, karbüratör, fren balataları ve lastiklerdir.

Arabaların egzoz borularında çıkan karbon monoksit, hidrokarbonlar ve azot oksit gazlarının solunması ölüme neden olabilecek etkiler taşımaktadır.

İkincisi ise, ısınma kaynaklı hava kirliliğidir. Özellikle kış aylarında artan hava kirliliğinin nedeni kullanılan ısınma yakıtlarının içeriğidir. Soba ve kaloriferlerden çıkan zehirleyici gazlar havaya karışmaktadır. Havaya karışan Karbon monoksit, kükürt dioksit ve partikül maddelerin canlılar tarafından solunması akciğerlerin harabiyetine neden olmaktadır.

Ayrıca, son yıllarda ciddi şekilde artış gösteren sanayileşme hava kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Fabrikaların bacalarında çıkan gazlar havayı bir şeklide kirletmektedir.

Hava kirliliğine neden olan tüm bu sebeplerin içeriği karbon monoksit, kükürt dioksit ve azot oksitlerdir. Bu gazlar insanlar tarafından solunduğunda; zehirlenmelere, akciğer tahribatına ve kalp-damar hastalıklarına neden olmaktadır. Doğal kaynaklardan oluşan hava kirliliği için elimizden pek bir şey gelmese de yapay kaynaklardan oluşacak hava kirliliğini önlemek tamamen bize bağlıdır.

Bursa’da yapay kaynaklardan yani trafik, sanayi, ısınma  kaynaklı nedenlerden dolayı hava kirliliği her geçen yıl hızla artmış ve bu kirleticiler insan sağlığını tehdit edici boyutlara ulaşmıştır.

  • Ovaakça bölgesinde bulunan termiksantral Bursa’nın havasını nasıl etkiledi?

Bu soruyu Bursa özelinde değil de genel olarak yanıtlamak durumundayım. Bir üst paragrafta belirttiğim gibi sanayileşme insanların ve tüm canlıların soluduğu hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Her ne kadar gelişen teknoloji ile baca gazı emisyonları azaltılsa da, çevresel etkileri minimuma indirilse de sanayi tesislerinin sayısının artması bu azalmayı hissetmemize engel olmaktadır.

Ovaakça Termik Santrali doğal gazla çalışan bir santraldir. Kömür santralleri kadar hava kalitesine zararı olmasa da, bir zararının olmadığını söylemekte doğru değildir. Bu zararla da ancak bilimsel verilerle ortaya konabilir.

Bursa,  bir sanayi şehri.  Bu nedenle sanayileşmeyi sürdürülebilir  kılabilmek için sanayi tesislerinin emisyonlarının düzgün ve sürekli olarak takip edebilmek ve yerleşim alanları ile sanayi tesisleri arasında yeterli yeşil alan kuşakları oluşturabilmek önemlidir.

  • Tüm bu sorunlara karşı nasıl bir çözüm yolu üretilmeli?

Nüfus arttıkça, gıdaya, yerleşim alanlarına, sanayiye  ve enerjiye olan talep artacaktır. Bu döngünün önüne geçebilmek mümkün değildir. Bu nedenle bu döngüyü  bilimsel gerçeklere uygun planlayan ülkeler daha rahat edeceklerdir.

Şehir Isı Adası ve Hava Kirliliğinin etkisini azaltmak için;

  • Şehir içlerinde büyük yeşil alanlar yaparak, park bahçe ve yol kenarlarında ağaçlandırılarak  küçük ölçekli şehir meltemleri oluşturulabilir. Böylece hem sıcaklığın düşmesi sağlanabilir hem de kirliliğin etkisi azaltılabilir.
  • Bunun yanında bina çatılarının uygun olanlarına çatı bahçelerinin yapılması, uygun olmayanlarının ise açık renkli veya refleksiyon özelliğine sahip malzemelerle kaplanması ŞEHİR ISI ADASI genliğini düşürecektir. Böylece gün boyu binaların radyasyon emmesi ve bunu güneş battıktan sonra atmosfere geri vermeleri engellenmiş olacaktır. Bu da ŞEHİR ISI ADASI genliğinin düşmesine neden olur. Örneğin Tokyo’da bina çatılarında bahçe yapılması ile hava sıcaklığın 0.8 °C azalacağı, bunun da her gün 1.6 milyon dolarlık elektrik enerjisi tasarrufuna eşit olduğu hesaplanmıştır (Hien 2002).
  • Kentsel planlama, mimari proje ve yapım sürecinde mimar, mühendis ve çalışanların gelecek nesillere sürdürülebilir ve yaşanabilir kentler bırakabilmemiz için meslekler arası disiplin içerisinde çalışılması gerekmektedir.
  • Yeni planlanan yerleşim alanlarında cadde genişlikleri ve çevresindeki kat sayıları gök görüş oranı dikkate alınarak hesaplanmalıdır. Çünkü küçük değerli gök görüş oranına sahip şehir kanyonları rüzgar hızını düşürerek sıcaklık ve kirlilik dağılımını etkilemektedir.

Yeni yerleşim yerlerini mevcut topografya, meteorolojik ve iklimsel  verilere göre dizayn etmezseniz çarpık şehirleşme ve istenmeyen hava kalitesi, gelişmeniz ve günlük yaşamınızı idame ettirecek enerji ihtiyacınızı karşılarken su rüzgar güneş ve diğer doğal kaynaklarınızı enerji üretimi için iyi planlayamazsanız hem enerjiyi pahalı elde eder, hem de kaynaklarınızı daha hızlı tüketirsiniz.

Haber Kaynağı: www.bursahayat.com.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir