SON METEOROLOJİK AFETLER GÖSTERMİŞTİR Kİ, METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İMAR KANUNUNDA YER ALMALIDIR.

tarafından gönderildi

 SON METEOROLOJİK AFETLER GÖSTERMİŞTİR Kİ METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İMAR KANUNUNDA YERALMALIDIR.

18 Temmuz 2017 tarihinde, Trakya  ve Marmara Bölgesinin bazı yerleşim alanları ve İstanbul başta olmak üzere bir çok noktada yaşanan aşırı yağışlar ve bu yağışlar sonucunda oluşan taşkın ve seller  ile 27 Temmuz 2017 de İstanbul’da meydana gelen aşırı yağışlar neticesinde  meydana gelen taşkın ve seller yaşamı olumsuz etkilemenin yanı sıra ülkemiz açısından çok büyük ekonomik kayıplara neden olmuştur.

Ülkemizde ve dünyada taşkın ve sellerin tek nedeninin aşırı yağışlar olmadığı, meteorolojik ve iklimsel özelliklere uygun olmayan mevcut alt yapının da taşkın ve sel oluşumunu hızlandırdığı ayrı bir gerçektir. İklim değişikliğine bağlı olarak yağışların zamansal ve alansal değişim göstermesi nedeniyle iklimsel özelliklere bağlı yapılaşma her zamankinden daha da önemli hale gelmiştir.

Günümüzde sadece şehircilik değil, Meteorolojik destek alınmadan herhangi bir faaliyetin gerçekleşmesi neredeyse imkansız hale gelmiştir Ülkemizde Meteoroloji, Hidrometeoroloji ve Hidroloji alanında tek yetkin ve uzman meslek grubu Meteoroloji Mühendisleridir.

3194 sayılı İmar kanununda; “Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler,  Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar olarak tanımlanmaktadır.

Meteorolojik ve iklimsel özellikler dikkate alınmadan imal edilen her yapı ve bina mutlaka ve mutlaka şehircilik ve yaşamın sürdürülebilir olmasında sorunlar yaşamamıza neden olacaktır. Meteorolojik ve iklimsel özellikler dikkate alınmadan yapılan her alt ve üst yapı her yağmurda göllere dönen yollar ve alt geçitler, binaların alt katlarını basan sular, arıtma ve tahliye sistemlerinin yetersiz kapasitesi,  yollarda taşan logarlar ve aksayan ulaşım, kaybedilen zaman ve hayatın durma noktasına noktasına gelmesi demektir.

Meteorolojik ve iklimsel özellikler göz önüne alınmadan yapılan her bina ise ısınma, soğutma ve aydınlatmada daha fazla enerji tüketimi, daha fazla emisyon ve yerleşim alanlarının gelişim akslarının yanlış belirlenmesi nedeniyle hava kalitesinin daha kötü olduğu, yerleşim alanlarında yaşayan insanların daha kirli hava soluduğu  yerlere dönüşmektedir.

Yerleşim alanlarının planlamasında, alt ve üst yapıların yapılmasında, binaların planlaması ve yapımında  mutlak suretle meteoroloji mühendislerinin yer alması sağlanmadığı takdirde bu sorunlar  her geçen gün daha da artarak devam edecektir.

Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu olarak; bugüne kadar sahip  olduğumuz tüm mesleki bilgi birikimimizi; ülkemizin daha da gelişmesi ve kalkınması için, ülkemizde yaşayan tüm bireylerin şehircilik meteorolojisinin dünyanın bir çok gelişmiş ülkesindeki insanlara sunduğu hizmetler ve olanaklardan yararlanabilmesi için, tüm yetkililer ile  paylaşmaktan ve tarifsiz bir mutluluk duyacağımızı bildirir, saygılarımızı arz ederiz.

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

 

orjinal__imar-plani-sahteciligini-bitirecek-yeni-imar-kanunu-yapilacak__25_03_2016__10_55_07

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>