2021 YILININ ARDINDAN…

tarafından gönderildi

2021 yılında Aşırı hava koşullarının zorluğuyla başa çıkmak…

Meeting challenges of extreme weather 2021

Rekor kıran sıcaklıklar ve yağışlar, çok geniş alanları tahrip eden yıkıcı yangınlar ve ciddi kuraklıklar, 2021’in extrem hava, iklim ve su ile ilgili olayları arasında yer aldı. Hiç şüphesiz 2021 yılının insani, ekonomik ve çevresel etkileri kendi takvim yılından çok daha uzun sürecek ve hafızalardan silinmeyecek…

Dünya Meteoroloji Teşkilatına göre, son yedi yıl kayıtlara geçen en sıcak yedi yıl olma yolunda hızla ilerliyor. 2021’in başında ve sonunda La Niña olayının küresel sıcaklıklar üzerinde kısa süreli ve küçük bir soğutma etkisi oldu. Ama buna rağmen insan faaliyetlerinden kaynaklanan rekor sera gazı konsantrasyonlarının bir sonucu olarak uzun vadeli ısınma eğilimini ne yazık ki tersine çeviremedi.

Doğal iklim değişkenliği ve iklim değişikliğinin birleşik etkileri 2021 boyunca bir kez daha ortaya çıktı. Gelişen teknoloji ile birlikte sahip olduğumuz Süper Bilgisayarlar ve uydu teknolojisi, extrem olayların bir çoğunu tahmin etmemize ve izlememize yardımcı olurken, doğada buna eşlik eden değişikliklerin de iklim sistemi içindeki büyüklüğünü anlamamızı sağladı.

Extrem olaylara maruz kaldıkça ekonomik kayıplarımız da artıyor. Ancak olumlu yönden bakarsak, geliştirilmiş çoklu tehlike erken uyarı sistemleri ölüm oranlarını önemli bir azaltmayı başardığını da görmekteyiz. Bununla birlikte, Az Gelişmiş Ülkelerde ve Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletlerinde meteorolojik gözlem ağlarında halen büyük boşluklar var.. Sistematik Gözlem Finansman Kolaylığı (SOFF), bu ağları güçlendirmek ve hava tahminleri için yatırımlar ve temel hava gözlem ve iklim verilerindeki boşlukları doldurmak için kaynakları harekete geçirmeyi amaçlamaktadır.

Karbondioksit, metan ve azot oksidin yutaklarını, kaynaklarını ve davranışını daha iyi anlamak için yer tabanlı, uydu ve simülasyon modellerini kullanarak sera gazı bütçelerinin izlenmesine yönelik yatırım ihtiyacı da giderek artıyor.

WMO, küresel iklimin durumunu izler ve her yıl binlerce cana mal olan extrem olayları kayıt altına alır.. Bu, 16 Aralık’ta Filipinler’de en üst düzey Kategori 5’in eşdeğeri olarak karaya ulaşan Rai Tayfunu (Filipinler’de Odette olarak bilinir) yüzlerce can kaybına neden olurken yükselen deniz seviyeleri ve daha yoğun yağış sistemleri ile artan etkilerle büyük bir yıkıma da neden oldu.

Hepsi olmasa da pek çok extrem olaylar iklim değişikliğinin ayak izini taşımaktadır. Haziran ayının sonunda Kanada’da ve Kuzeybatı ABD’nin komşu bölgelerinde gözlenen bir sıcak hava dalgası Kanada’nın British Columbia kentinde sıcaklıkları yaklaşık 50°C’ye kadar yükseltti. Sıcaklığa bağlı yüzlerce ölüme neden oldu ve yıkıcı yangınlarını da körükledi. Aynı bölge daha sonra Kasım ayında bu seferde olağanüstü yağış ve selden etkilendi.

Temmuz ayında California, Death Valley ( Ölüm Vadisi ), ABD’nin güneybatısındaki çoklu sıcak hava dalgalarından birinde 54.4 °C’ye ulaştı. Yine Akdeniz’in birçok yerinde Ağustos ayında rekor sıcaklıklar yaşandı. Sicilya’da geçici bir Avrupa sıcaklık rekoru olan 48.8 °C’ye gözlendi. Cezayir, Türkiye’nin güney bölgeleri ve Yunanistan başta olmak üzere bölgenin birçok yerinde büyük orman yangınları meydana geldi.

Aşırı yağışlar 17-21 Temmuz tarihleri ​​arasında Çin’in Henan Eyaletini vurdu. 20 Temmuz’da Zhengzhou şehri, bir saatte 201,9 mm (Çin ulusal rekoru) ve toplamda 720 mm olan yıllık ortalamasından daha fazla yağış aldı.

Batı Avrupa, Temmuz ortasında rekor düzeyde en şiddetli sellerinden bazılarını yaşadı. Almanya ve Belçika’nın bazı kısımları, 14-15 Temmuz’da zaten doymuş toprak zemin üzerinde geniş bir alanda gerçekleşen 100 ila 150 mm arasında değişen yağışlar ile birlikte sel ve toprak kaymalarına maruz kaldı ve 200’den fazla insan yaşamını kaybetti.

Güney Amerika’nın kuzey bölgelerinde bazı alanlarda, özellikle kuzey Amazon havzasında, yılın ilk yarısında sürekli olarak ortalamanın üzerinde gerçekleşen yağışlar, bölgede önemli ve uzun süreli sellere yol açtı. Manaus’taki (Brezilya) Rio Negro rekor seviyeye ulaştı. Seller, Doğu Afrika’nın bazı bölgelerini de vurdu ve Güney Sudan özellikle en çek etkilenen bölge oldu..

Güney Amerika’nın subtropikal bölgeleri art arda ikici defa önemli bir kuraklık yaşadı. Güney Brezilya, Paraguay, Uruguay ve kuzey Arjantin’in çoğunda yağışlar ortalamanın oldukça altındaydı. Kuraklık, Somali de dahil olmak üzere Afrika Boynuzu’nun bazı bölgelerinde ve Güney Madagaskar’da insani bir krizin oluşmasına neden oldu.

İklim değişikliğinin etkilerinin çoğu, sel, kuraklık ve hızlanmış şekilde buzulların erimesi gibi su ile ilgili olaylarla hissedilir. WMO, küresel su ile ilgili hizmetleri, altyapıları ve çoklu tehlike hizmetlerini geliştirmek için meteorolojik, hidrolojik ve iklim hizmetlerini bir Dünya sistemi birliği olarak benimseyen bir Su ve İklim Koalisyonu kurmuştur. Koalisyona rehberlik etmek üzere devlet başkanları, bakanlar, özel sektör ve gençlik temsilcilerinden oluşan üst düzey bir panel de gerçekleştirilmiştir.

Daha yapılması gereken çok şey var. 2022 boyunca WMO, erken uyarı sistemlerini güçlendirmek, gelişmekte olan ülkelerde hava ve hidrolojik gözlem ağlarındaki boşlukları kapatmak ve canlı hayatlarını ve geçim kaynaklarını korumak ve kurtarmak için çalışmalarına durmaksızın devam edecek.

TMMOB

METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI

KAYNAK: WMO

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram