World Environment Day focuses on ecosystem restoration

İklim değişikliği, Doğa kaybı ve kirlilik gibi üçlü tehdit altındaki dünyamız, önümüzdeki on yılda en az Çin büyüklüğünde bir alanı yani yaklaşık bir milyar hektarlık bozuk araziyi restore etmeyi gerçekleştirmek zorundadır.

BM Çevre Programı (UNEP) ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, ülkelerin okyanuslar için de benzer taahhütleri yerine getirmesi gerekmektedir.

“İnsanlar, Doğa ve İklim için Ekosistem Restorasyonu ” başlıklı rapor, şu anda tüm insanlığın, doğanın sürdürülebilir bir şekilde sağlayabileceği hizmet miktarının yaklaşık 1,6 katını kullandığını vurguluyor.

Bu rapor, neden hepimizin küresel bir restorasyon çabasına ağırlık vermemiz gerektiğine dair bir realiteyi ortaya koymaktadır. Bu rapor ayrıca en son bilimsel kanıtlara dayandırılarak, ormanlar ve tarım arazilerinden nehirlere ve okyanuslara kadar ekosistemlerin oynadığı önemli rolü ortaya koymaktadır.

UNEP İcra Direktörü Inger Andersen ve FAO Genel Direktörü QU Dongyu, raporun önsözünde bu raporun aynı zamanda gezegenimizin kötü idaresinden kaynaklanan kayıpları da gösterdiğini belirtmektedir.

Doğadaki Bozulma hali hazırda yaklaşık 3,2 milyar insanın, yani dünya nüfusunun yüzde 40’ının refahını etkilemektedir.

Okyanuslar, atmosfere salınan yıllık antropojenik CO2 emisyonlarının yaklaşık %23’ünü emer ve böylece iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmeye yardımcı olur. Bununla birlikte, CO2 deniz suyuyla reaksiyona girerek pH’ını düşürür. Okyanus asitlenmesi olarak bilinen bu süreç, birçok organizmayı ve ekosistem hizmetini etkiler, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğini tehlikeye atarak gıda güvenliğini tehdit eder. Bu, özellikle kutup okyanuslarında karşılaşılan büyük bir sorundur.

Okyanus asitlenmesi ve deniz ısı dalgaları, kıyı şeritlerini koruyan ve hayati deniz ekosistemleri olan mercan resiflerini de zayıflatmaktadır. UNEP/FAO raporuna göre, son 30 yılda dünyadaki canlı mercanların yüzde 25 ila 50’sini kaybettik. Bu gidişle yüzyılın ortalarına kadar dünyanın bir çok noktasında işlevsel mercan kayalığı ekosistemlerini de kaybedebilmemiz söz konusudur.

Son 100 yılda, dünyadaki sulak alanların yarısı bozuldu veya kurutuldu. Turbalıklar ( göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin çürüyerek kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı ) Dünya’nın yalnızca yüzde 3’ünü kaplar, ancak tüm toprak karbonunun yüzde 30’unu tutar. Drenajlarını önleyerek ve bozulmuş turbalıkları yeniden ıslah ederek onları eski haline getirmek, iklim değişiminin hafifletilmesinde önemli bir adım olabilir.

Restorasyon, doğal ekosistemlerin daha fazla dönüşümünün durdurulmasıyla birleştirilirse, beklenen biyoçeşitlilik yok oluşlarının yüzde 60’ının önlenmesine yardımcı olabilir. Aynı anda birden fazla ekonomik, sosyal ve ekolojik fayda üretmede son derece verimli olabilir – örneğin, tarımsal ormancılık tek başına 1,3 milyar insan için gıda güvenliğini artırma potansiyeline sahipken, tarım, mangrov ( tropikal bir ağaç) koruma ve su yönetimine yapılan yatırımlar iklim değişikliğine uyum sağlamaya çok daha fazla yardımcı olacaktır.

TMMOB

METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI


KAYNAK : WMO

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram