İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DÖRT TEMEL GÖSTERGESİ 2021 DE REKORLAR KIRDI…

tarafından gönderildi

İklim değişikliğinin dört temel göstergesi 2021’de rekorlar kırdı

Cenevre, 18 Mayıs 2022 (WMO)

The WMO State of the Global Climate in 2021 report

Dört temel iklim değişikliği göstergesi – sera gazı konsantrasyonları, deniz seviyesinin yükselmesi, okyanus sıcaklığı ve okyanus asitlenmesi – 2021’de yeni rekorlar kırdı. Bu, insan faaliyetlerinin dünya üzerinde gezegen ölçeğinde nasıl değişikliklere neden olduğunun bir başka açık işaretidir. Dünya Meteoroloji Örgütü’ne (WMO) göre, karada, okyanusta ve atmosferde sürdürülebilir kalkınma ve ekosistemler için zararlı ve uzun süreli sonuçları olan bir durumdur.

İklim değişikliğinin günlük “yüzü” olan aşırı hava koşulları, yüz milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplara ve insan yaşamı ve refahı üzerinde ağır hasarlara yol açtı. Gıda ve su güvenliği ile yerinden edilme için şokları tetikledi.

WMO’nun 2021’deki Küresel İklim Durumu raporu, son yedi yılın kaydedilen en sıcak yedi yıl olduğunu doğruladı. 2021, yılın başındaki ve sonundaki bir La Niña olayı nedeniyle geçici bir soğutma etkisi oldu, ancak bu durum yükselen sıcaklıkların genel eğilimini tersine çevirmedi. 2021’deki ortalama küresel sıcaklık, sanayi öncesi seviyenin yaklaşık 1,11 (± 0,13) °C üzerindeydi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, “WMO’nun (amiral gemisi) raporunu kullanarak insanlığın iklim değişikliği ile mücadeledeki başarısızlığının kasvetli mitini” eleştirdi. Enerji sistemlerini fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye “dönüştürmek için acil eylem çağrısında bulundu.”

Bir video mesajında ​​Bay Guterres, yenilenebilir enerji geçişini hızlı bir şekilde başlatmak için beş kritik eylem önerdi. Bunlar arasında yenilenebilir enerji teknolojisine ve kaynaklarına daha fazla erişim, yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan özel ve kamu yatırımlarının üç katına çıkarılması ve fosil yakıtlar üzerinde dakikada yaklaşık 11 milyon dolar tutarındaki sübvansiyonların sona ermesi de yer alıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, “Yenilenebilir enerji, gerçek enerji güvenliğine, istikrarlı enerji fiyatlarına ve sürdürülebilir istihdam fırsatlarına giden tek yoldur. Birlikte hareket edersek, yenilenebilir enerji dönüşümü 21. yüzyılın barış projesi olabilir” dedi.

Dünyanın bu on yılda giderek kötüleşen iklim etkilerini önlemek ve sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 ° C’nin altında tutmak için harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

WMO Genel Sekreteri Prof. Petteri Taalas, “Kayıtlardaki en sıcak yılı görmemiz artık an meselesi” dedi. “İklimimiz gözlerimizin önünde değişiyor. İnsan kaynaklı sera gazları tarafından hapsedilen ısı, gelecek nesiller için gezegeni daha da ısıtacak. Atmosferden karbonu uzaklaştırmanın yolları icat edilmediği sürece, deniz seviyesinin yükselmesi, okyanus ısısı ve asitlenme yüzlerce yıl devam edecek. Bazı buzullar geri dönüşü olmayan kritik noktaya ulaştı ve bunun 2 milyardan fazla insanın halihazırda su stresi yaşadığı bir dünyada uzun vadeli yansımaları olacak.”

“Aşırı hava günlük yaşamlarımız üzerinde en hızlı etkiye sahiptir. Her ne kadar ekonomik kayıplar hızla artıyor olsa da afetlere hazırlık için yıllarca yaptığımız yatırımlar hayat kurtarmada daha iyi olduğumuz anlamına geliyor. Ancak Afrika Boynuzu’nda ortaya çıkan kuraklık acil durumu, Güney Afrika’daki son ölümcül sel ve Hindistan ve Pakistan’daki aşırı sıcaklar ve sıcak hava dalgalarında gördüğümüz gibi, yapılması gereken daha çok şey var. Erken Uyarı Sistemleri, iklim adaptasyonu için kritik derecede gereklidir, ancak bunlar WMO üyelerinin ancak yarısından azında mevcuttur. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in talep ettiği gibi, önümüzdeki beş yıl içinde herkese erken uyarılarda bulunmayı taahhüt ediyoruz” dedi.

WMO Küresel İklim Durumu raporu, 2019’a kadar olan verileri içeren IPCC Altıncı Değerlendirme raporunu tamamlamaktadır. Yeni WMO raporuna bir hikaye haritası eşlik eder ve politika yapıcılar için iklim değişikliği göstergelerinin nasıl özetlendiği konusunda bilgi ve pratik örnekler sağlar. IPCC raporları son yıllarda , aşırı uçlarla ilgili etkilerin 2021’de ulusal ve bölgesel düzeyde nasıl hissedildiğini gösterebilmek için küresel olarak ortaya konuldu.

WMO Küresel İklim Durumu raporu bu yıl Mısır’da gerçekleşecek olan ve COP27 olarak bilinen BM İklim Değişikliği müzakereleri için resmi belge olarak kullanılacak.

Ulusal Meteorolojik ve Hidrolojik Hizmetler (NMHS’ler) ve Küresel Veri ve Analiz Merkezlerinin yanı sıra Bölgesel İklim Merkezleri, Dünya İklim Araştırma Programı (WCRP), Küresel Atmosfer İzleme (GAW), Global Cryosphere Watch ve AB’nin Copernicus İklim Değişikliği hizmetleri dahil olmak üzere üye Devletlerden düzinelerce uzman rapora katkıda bulunuyor.

Birleşmiş Milletler ortakları arasında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu (UNESCO-IOC), Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), BM Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) ve Dünya Gıda Programı (WFP) yer alıyor.

Global annual mean temperature difference
Altı küresel sıcaklık veri seti (1850–2021) için sanayi öncesi koşullardan (1850–1900) küresel yıllık ortalama sıcaklık farkı.

Anahtar mesajlar

Sera gazı konsantrasyonları,

Karbondioksit (CO2) konsantrasyonunun küresel olarak milyonda 413,2 parçaya (ppm) veya sanayi öncesi seviyenin % 149’una ulaştığı 2020’de yeni bir küresel zirveye ulaştı. Belirli konumlardan elde edilen veriler, 2020’de Hawaii’deki Mona Loa’da aylık ortalama CO2’nin Nisan 2020’de 416,45 ppm’ye, Nisan 2021’de 419,05 ppm’ye ve Nisan 2022’de 420,23 ppm’ye ulaşmasıyla 2021’de ve 2022’nin başlarında artmaya devam ettiğini gösteriyor.

2021’de küresel yıllık ortalama sıcaklık,

1850-1900 sanayi öncesi ortalamanın yaklaşık 1,11±0,13°C üzerindeydi ve yılın başında ve sonunda La Niña koşulları nedeniyle son yıllara göre daha az sıcak oldu. Bununla beraber 2015’ten 2021’e kadar olan son yedi yıl, küresel ölçekte kaydedilen en sıcak yedi yıldır.

Okyanus sıcaklığı

Rekor seviyedeydi. Okyanusun üst 2000 m derinliği 2021’de ısınmaya devam etti ve gelecekte de ısınmaya devam etmesi bekleniyor. Bu durum 100 ile bin yıllık zaman ölçeklerinde geri dönüşü olmayan bir değişikliktir. Tüm veri setleri, okyanus ısınma oranlarının son yirmi yılda özellikle güçlü bir artış gösterdiği konusunda hemfikirdir. Sıcaklık artık her zamankinden daha derin seviyelere nüfuz ediyor. Okyanusların çoğu, 2021’de en az bir noktada “güçlü” deniz sıcaklık dalgasını yaşadı.

Okyanus asitlenmesi.

Okyanuslar, atmosferin yıllık antropojenik CO2 emisyonlarının yaklaşık % 23’ünü emer. Bu, deniz suyuyla reaksiyona girer ve organizmaları ve ekosistem hizmetlerini ve dolayısıyla gıda güvenliğini, turizmi ve kıyı korumasını tehdit eden okyanus asitlenmesine yol açar. Okyanusun pH’ı düştükçe, atmosferden CO2 emme kapasitesi de azalır. IPCC, “açık okyanus yüzeyi pH’ının şu anda en az 26.000 yıldır en düşük seviyesinde olduğunu ve mevcut pH değişim oranlarının en azından o zamandan beri benzeri görülmemiş olduğuna dair çok yüksek bir güven var” sonucuna varmıştır.

Küresel ortalama deniz seviyesi,

2013-2021 döneminde yılda ortalama 4,5 mm’lik bir artışın ardından 2021’de yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Bu, 1993 ile 2002 arasındaki oranın iki katından fazladır ve esas olarak buz tabakalarından hızlanan buz kütlesi kaybından kaynaklanmaktadır. Bunun yüz milyonlarca kıyı sakini için önemli etkileri var ve tropikal siklonlara karşı savunmasızlığı artırıyor.

Kriyosfer:

Buzul bilim yılına göre 2020-2021’de son yıllara göre daha az erime görülse de, çok on yıllık zaman çizelgelerinde kütle kaybının hızlanmasına yönelik açık bir eğilim var. Ortalama olarak, dünyanın referans buzulları 1950’den bu yana 33,5 metre (buza eşdeğer) incelmiştir ve bu incelmenin % 76’sı 1980’den bu güne kadar olan zaman diliminde gerçekleşmiştir. Grönland, Haziran ve Temmuz aylarında sıcak hava dalgaları ve yangınların sonucunda Ağustos ortasında olağanüstü bir erime olayı yaşadı ve 3 216 m yükseklikte buz tabakasının en yüksek noktası olan Summit İstasyonu’nda ilk defa yağış kaydedildi.

Olağanüstü sıcak hava dalgaları,

Batı Kuzey Amerika ve Akdeniz’de rekorlar kırıldı. Death Valley, California 9 Temmuz’da 54.4 °C’ye ulaştı. Sicilya’daki Syracuse 48.8 °C’ye ulaştı. Kanada’nın British Columbia eyaleti 29 Haziran’da 49.6 °C’ye ulaştı ve bu değer, rapor edilen 500’den fazla sıcak hava kaynaklı ölüme katkıda bulundu. Kasım ayında selin etkilerini kötüleştiren yıkıcı orman yangınlarını da körükledi.

Sel,

Çin’in Henan eyaletinde 17,7 milyar ABD doları tutarında ekonomik kayıplara neden oldu. Ayrıca Batı Avrupa Almanya’daki 20 milyar ABD dolarını aşan ekonomik kayıplarla bağlantılı olarak Temmuz ayı ortasında rekor düzeyde en şiddetli sellerinden bazılarını yaşadı. Ağır can kayıpları meydana geldi.

Kuraklık,

Afrika Boynuzu, Kanada, batı Amerika Birleşik Devletleri, İran, Afganistan, Pakistan ve Türkiye dahil olmak üzere dünyanın birçok bölgesini etkiledi. Tropikal Güney Amerika’da kuraklık, büyük tarımsal kayıplara neden oldu ve enerji üretimini ve nehir taşımacılığını kesintiye uğrattı. Afrika Boynuzu’ndaki kuraklık 2022’de daha da yoğunlaştı. Doğu Afrika, yağışların art arda dördüncü sezonda da az olacağı, Etiyopya, Kenya ve Somali’yi son zamanlarda yaşanmamış bir kuraklığa sürükleyeceği gibi gerçek bir beklentiyle karşı karşıya. İnsani yardım kuruluşları, bölgedeki insanlar ve geçim kaynakları üzerindeki yıkıcı etkiler konusunda uyarılarda bulunuyor.

Ida Kasırgası,

Kuzey Atlantik sezonunun en önemlisiydi ve 29 Ağustos’ta Louisiana’ya iniş yaptı ve ABD’deki ekonomik kayıpların 75 milyar ABD doları bulduğu tahmin ediliyor.

Ozon Deliği

Antarktika üzerindeki ozon deliği alışılmadık derecede büyük ve derindi. Güçlü ve istikrarlı bir kutup girdabı ile alt stratosferdeki ortalamadan daha soğuk koşullar sonucunda 24,8 milyon km2’lik (Afrika’dan daha büyük) maksimum alanına ulaştı.

Gıda güvenliği:

COVID-19 salgınıyla daha da şiddetlenen çatışmalar, aşırı hava olayları ve ekonomik şokların birleşik etkileri, küresel olarak gıda güvenliğini iyileştirmeye yönelik onlarca yıllık çalışmayı kesintiye uğrattı. 2021’de kötüleşen insani krizler de artan sayıda ülkenin kıtlık riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu. 2020’deki toplam yetersiz beslenen insan sayısının yarısından fazlası Asya’da (418 milyon) ve üçte biri Afrika’da (282 milyon) yaşıyor.

Yer Değiştirme:

Hidrometeorolojik tehlikeler ülke içinde yer değiştirmelere( göçlere) katkıda bulunmaya devam etti. Ekim 2021 itibariyle kaydedilen en fazla yerinden edilen nüfus ve ülkeler ise; Çin (1,4 milyondan fazla), Filipinler (386.000’den fazla) ve Vietnam (664.000’den fazla) oldu.

Ekosistemler:

Karasal, tatlı su, kıyı ve deniz ekosistemleri ve sağladıkları hizmetler dahil olmak üzere tümü değişen iklimden etkilenir ve bazıları diğerlerinden çok daha savunmasızdır. Bazı ekosistemler benzeri görülmemiş bir oranda bozulmaktadır. Örneğin, dağ ekosistemleri – dünyanın su kuleleri – derinden etkilenmektedir.

Artan sıcaklıklar; deniz çayırları ve yosun ormanları da dahil olmak üzere deniz ve kıyı ekosistemlerinin geri döndürülemez şekilde yok olma riskini artırıyor. Mercan resifleri özellikle iklim değişikliğine karşı savunmasızdır. 1.5 °C ısınmada eski kapsama alanlarının % 70 ila % 90’ını ve 2 °C’de % 99’dan fazlasını kaybetmeleri tahmin edilmektedir.

Deniz seviyelerinin ne kadar hızlı yükseldiğine bağlı olarak, mevcut kıyı sulak alanlarının % 20 ila % 90’ı bu yüzyılın sonuna kadar kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Bu, diğer ekosistem hizmetlerinin yanı sıra gıda tedarikini, turizmi ve kıyı korumasını daha da tehlikeye atacaktır.

Source: AVISO altimetry (https://www.aviso. altimetry.fr)

Dünya Ekonomik Forumu

Rapor, “Dönüm Noktasında Tarih: Hükümet Politikaları ve İş Stratejileri” teması altında dünyanın dört bir yanından 2.000’den fazla lider ve uzmanı bir araya getiren Dünya Ekonomik Forumu 2022 Yıllık Toplantısının hemen öncesinde yayınlandı. Kritik 2030 ve 2050 küresel iklim hedeflerine ulaşmak için kamu-özel sektör eylemini harekete geçirmek, gündemin kilit konularından biri.

Dünya Ekonomik Forumu Yönetim Kurulu Üyesi Gim Huay Neo, “Küresel İklimin Durumu raporu, Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler raporunda sunulan çevresel riskleri azaltmak için hız, ölçek ve sistematik eylem ihtiyacını vurgulamaktadır” dedi.

“Son IPCC raporunun gösterdiği gibi, emisyonları azaltmak ve küresel ısınmayı sınırlamak için zaten gerekli araçlara ve bilgi birikimine sahibiz. Çabalarımızı, kaynakları üretme ve tüketme şeklimizi hızla değiştirebilecek cesur politikalara ve çözümlere odaklamamız gerekiyor. Yeni işler yaratmak, herkes için daha fazla erişim ve satın alınabilirlik sağlamak ve daha temiz ve daha yeşil bir yaşam ortamı oluşturmak için olsun, insanlar ve ortaklıklar yaklaşımımızın merkezinde yer almalıdır.”

Davos’ta yapılacak olan Yaklaşan Yıllık Toplantı, iklim eylemi konusundaki kararlılığımızı güçlendirmek, hırsı eyleme dönüştürmek ve gurur duyabileceğimiz bir geleceği birlikte yaratmak ve daha fazla ortak çalışma için önemli bir fırsat” dedi.

Dünya Meteoroloji Teşkilatı , Hava, İklim ve Su Üzerine Birleşmiş Milletler Sisteminin yetkili tek sesidir

Daha fazla bilgi için iletişim: Clare Nullis, medya görevlisi. cnullis@wmo.int adresine e-posta gönderin. Cep telefonu: +41 79 709 13 97

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram