TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası II. Başkanı İsmail Küçük İstanbul ve Ankara barajlarının alarm verdiği bir dönemde kuraklığın doğal bir olay olduğuna değinerek, “Kuraklığı doğal afete dönüştüren su yönetiminin akılcılıktan uzak bir anlayışla yürütülmesidir” görüşünde bulundu.

Barajın suyu azalınca Midyeler ortaya çıktı

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) – Türkiye’de yağışsız geçen aylar kuraklık konusunu gündemin üst sıralarına taşırken Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan meteorolojik kuraklık haritaları da tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün üç aylık kuraklık haritalarına göre, Türkiye’nin önemli bir bölümünün yağış almadığı, olağanüstü, çok şiddetli ve şiddetli kuraklık yaşandığı görüldü.

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası II. Başkanı İsmail Küçük, büyük kentlerin şebeke suyunun temin edildiği barajlar kadar bugün kentleşmeye açılarak yok edilen su havzalarının da ranta kurban edilmesinin kuraklığı tetikleyen bir neden olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Mithat Kadıoğlu’nun ‘Türkiye’de akıl kuraklığı var’ sözünden hareketle büyük kentlerde baş gösteren kuraklık riskinin akılcı su yönetiminden uzaklaşmanın bir sonucu olduğunu söyledi.

HAVZALAR YAPILAŞMAYA AÇILDI

Küçük, su depolama yönetmelerinin belli bir metotla yapıldığını ve suya duyulan ihtiyaç kadar, depolanan suya ihtiyaç duyulacak zamanın da önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Baraj inşaatlarında dikkat edilmesi gereken doğanın da bir kaldırma gücü olduğu gerçeğidir. Bir yapının da kaldırma gücü vardır ve bunun üstüne yük bindiği zaman yapı yıkılır. İstanbul’a bu kadar çok nüfusu bindirirseniz bunun bir sonucu olarak normalde İstanbul’a yetecek olan su kaynakları bu kente yetmez olur. İstanbul’un nüfusu artıkça İstanbul’un su kaynaklarından talep edilen su miktarı da aratacaktır. Bu miktarı destekleyebilecek oranda suyun da barajlarda depolanması gerekir. Siz su ihtiyacını artarken su kaynaklarınızı yok ederseniz, İstanbul’un havzalarını kentleşmeye açarak yok ederseniz, İstanbul’da yaşanan kuraklığı bir çözümsüzlüğe iterseniz. Kuraklık doğal bir afettir, bir gerçekliktir. Bu gerçekliğe uygun çözümler üretmezseniz, bu afeti yönetilmez bir soruna çevirirsiniz. Su yönetiminin akılcılıktan uzaklaşmasının bir soncunda doğal bir afeti daha büyük ve içinden çıkılmaz bir soruna dönüştürürsünüz.”

İstanbul’a Melen Barajı üzerinden su verilemediğini kaydeden Küçük, “Su projeksiyonlarını hesaplarken de akılcı davranılmalıdır. Neden Melen Çayı’nı İstanbul’da kullanmıyoruz bunu da sorgulamalıyız. İstanbul kentini su projeksiyonu İstanbul kent planına bağlı şekillendirmezseniz, Türkiye’nin bütün sularını da İstanbul’a bağlasanız da bu sorunu çözemezsiniz” diye konuştu.

Ankara’daki su kaynaklarının da akılcı bir anlayışla yönetilmesi durumunda su sıkıntısı yaşamayacak bir il olduğunu söyleyen Küçük, “Ankara’nın normal şartlarda dışarıdan beslenen su havzaları olduğu için su sıkıntısı çekmez. Örneğin Çamlıdere Barajı bir depolama barajıdır. Başka alanlardan su depolanan Çamlıdere Barajı’na bakılarak Ankara susuz kalacak denilemez.”

3 İLDE SUSUZLUK TEHLİKESİ

Ankara il sınırları içeresinde şebeke suyunun temin edildiği barajlarda ortalama doluluk oranı yüzde 22’nin altına düşerken, İstanbul barajlarında bu oran yüzde 21,84 oldu. İzmir’de ise barajların aktif doluluk oranının yüzde 35’e kadar gerilemiş durumda. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, İstanbul, Ankara ve İzmir’deki barajların doluluk oranlarına dair açıklamasında, İstanbul’un 2,5 ay, Ankara’nın 4,5 ay İzmir’in de 5 ay kadar yetecek suya sahip olduğunu duyurdu.

Türkiye genelinde uzun süredir devam eden kuraklık hafta sonu başlayan yağışlarla bir nebzede yerini umuda bıraktı. Ankara ve İstanbul’da kent şebekesini besleyen barajlarda doluluk oranı yüzde 20’ler seyrine kadar düşmesi ciddi bir su sıkıntısının kapıda olduğunu göstermesine karşın yerel yönetimler bu sorunu çözmek için vatandaşlara su tasarrufu çağrısında bulunuyor.

Son 92 yılın en kurak yaz ve son baharını geçiren Trakya havzalarından beslenen İstanbul’un su sıkıntısını aşmak için İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, deniz suyunun içme suyu olması için çabaladıklarını ve yurt dışından teknik destek almayı düşündüklerini bildirdi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da şu anda bir su sıkıntısının olmadığını ancak yaşanacak seviyeye geldiğini söyledi. Ankara’nın alt yapı sorunu olduğunu ve aralık ayında yağışın yok denecek kadar az olduğunu ifade eden Yavaş hem verimlilik hem de insan sağlığı ve hayatını önceleyen yatırımlar yapmak için gayret ettiklerini söyledi.

KAYNAK : ANAYURT GAZETESİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram