Pilotaj Eğitimi Veren Kurumlarda Meteoroloji Eğitiminin Önemi

Türkiye, Havacılık Eğitimi Konferansı'na ev sahipliği yapacak - Turizm  Güncel - Turizm Haberleri - Turizm Gazetesi

Sivil havacılık dünya genelinde ve ülkemizde en hızlı büyüme oranına sahip sektörlerden biridir. Hızla gelişen sivil havacılık sektörünün bir sonucu olarak uçuş ve yolcu sayıları artmış, bu durum havacılık güvenliğinin arttırılması ihtiyacını da beraberinde getirmiştir.

Başta Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) olmak üzere Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), ABD Federal Havacılık Teşkilatı (FAA) ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) gibi ulusal ve uluslararası sivil havacılık otoritelerinin kuralları çerçevesinde alınan önlemler, havacılık personelinin eğitim kalitesindeki artış, daha doğru meteorolojik ölçüm ve tahminler sayesinde kaza oranlarında önemli bir azalma sağlamıştır.

Bu duruma örnek olarak, 1946 ve 2018 yılları arasında kaza sayılarında önemli bir azalma gözlenmektedir (Şekil 1). Ancak hala hava aracı kazalarının yaklaşık %12’sinde doğrudan ve dolaylı olarak meteorolojik etmenlerin rol oynadığı göz önünde bulundurulduğunda meteorolojik bilginin havacılık güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğu görülmektedir. Kaza raporları incelendiğinde, birçok meteoroloji kaynaklı kaza/kırımın yaşandığı görülmekte, havacılıkta meteoroloji eğitimlerinde kalitenin arttırılması ile bu kazalarında önüne geçilebileceği değerlendirilmektedir.

Kazaların uçak tipleri ile ilişkisi incelendiğinde, en yüksek kaza oranının küçük eğitim uçaklarında olması dikkat çekmektedir. Genel havacılık için hafif uçakların, yani 2250 kg maksimum kalkış ağırlığı (MTOM) altındaki uçaklar ile 2018’de AB-28 bölgesinde AB’ye kayıtlı uçakların neden olduğu kazalarda 159 kişi hayatını kaybetmiştir.

Küçük uçak kategorisinde incelenen uçaklar ise balonları, zeplinleri, tek ve çift motorlu eğitim uçaklarını ve küçük helikopterleri de içermektedir. EASA’ nın Yıllık Güvenlik İnceleme raporlarında Şekil 2 ve Şekil 3’teki figürlerde görüldüğü üzere ölümlerin çoğunun küçük uçaklarla (özellikle iniş aşamasında) ve planör kazalarıyla meydana geldiği belirtilmektedir.

Özellikle hafif uçaklarla yapılan kazaların daha fazla olması havacılıkta meteorolojinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Havacılıkta meteorolojik bilginin doğru temini kadar bu bilginin doğru yorumlanması da büyük önem arz etmektedir.

Uçuşun her aşamasında etkili olabilecek meteorolojik şartlar ve olaylar hem hava trafiği yönetimini zora sokmakta, hem de pilotlar açısından uçuş operasyonlarının tüm safhalarında önemli bir risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle uçuş ekibinin eksiksiz meteorolojik bilgi ile meteorolojik raporları doğru yorumlaması uçuş güvenliği için kritik öneme sahiptir.

Buna ek olarak, meteorolojik bilgi uçuş planlama ve hava trafik yönetiminde de kritik öneme sahiptir. Meteoroloji kaynaklı aksaklıkların (uçuş iptali, divert ve rötar gibi) minimize edilerek daha iyi planlar yapılabilmesi adına uzmanlarla çalışma gerekliliği göz ardı edilemez.

Bu nedenlerden dolayı havacılık alanında verilecek meteoroloji eğitimlerinin sadece alanında uzman meteoroloji mühendisleri tarafından verilmesi havacılık güvenliğini arttıracak, hava trafiği ve ekonomiye önemli katkılarda bulunacaktır.

Örneğin, Şekil 4’te Delta havayolları uçağının burnunun fırtınada uçuş sırasında dolu nedeniyle aldığı ağır hasar görülmektedir.

Ülkemizde sivil havacılık ile ilgili tüm faaliyetler Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan SHGM tarafından yayınlanan yönetmelik ve talimatlar çerçevesinde yürütülmektedir.

Bu kapsamda ülkemizde SHGM tarafından yetkilendirilen onaylı eğitim organizasyonları ile uçak ve/veya helikopter pilotlarına veya pilot adaylarına teorik bilgi eğitimi vermek üzere görevlendirilen teorik bilgi öğretmenlerinin yetkilendirilmesi “Teorik Bilgi Öğretmenliği Yetkilendirme Talimatı (SHT-TBÖ)” usul ve esaslarına göre yapılmaktadır.

Mevcut durum analizi;

Ülkemizde ve dünyada küresel Pandemi döneminde zayıf yolcu talebi, kapasite yönetimi, yeni uçak teslimatlarının ötelenme ihtiyacı ve artan maliyetler göz önünde bulundurulduğunda havayolu sektörünü önümüzdeki en az 1-2 yıl zorlu süreçler beklemektedir. Ancak havacılık sektörü yine de kendini en hızlı yenileyecek sektörler arasında olduğu bilinmektedir.

Geçtiğimiz son 10 yıldaki Türkhavacılık sektörünün gelişimini aynı senaryo ile önümüzdeki 10 yıla uyarlarsak, şu anda yaklaşık 6000 olan yerli pilot sayısının, havayolu şirketlerinin önümüzdeki yıllarda yeni hamleler yapacağı da göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık 15.000’lere çıkacağı düşülmektedir.

Ayrıca bu durum, yabancı pilota ihtiyacını azaltacak ve taşınan yıllık yolcu sayısının 100 milyonlardan 300-400 milyonlara çıkacağı öngörülmektedir.

Şu an ülkemizde Pilotaj eğitimleri “Onaylı Eğitim Organizasyonu” sertifikasına sahip üniversiteler ve uçuş okulları aracılığı ile yapılmaktadır.

2020 yılı itibari ile SHGM tarafından “Onaylı Eğitim Organizasyonu” olarak yetkilendirilen 10 üniversite ve 41 uçuş okulu olmak üzere 51 kuruluş bulunmaktadır. Bu eğitim organizasyonlarının 26’sında ATPL ve PPL eğitimi verilmektedir. Ancak her geçen gün yetkili kuruluş sayısı ülkemizde havacılık sektöründeki büyümeye paralel olarak artmaktadır.

Ülkemizde meteoroloji eğitimi mühendislik seviyesinde İstanbul Teknik Üniversitesi ve Samsun üniversitesinde Meteoroloji Mühendisliği bölümlerinde verilmektedir. Bu bölümlerden 2018 -2019 eğitim öğretim yılında (51+15) toplam 66 öğrenci mezun olmuştur.

Ancak 2019 yılında toplam (72+37) 109 öğrenci eğitim öğretime başlamıştır. Üniversitelerin kontenjanlarının artması nedeniyle Meteoroloji Mühendisliği bölümlerinden mezun öğrenci sayılarının gelecek yıllarda daha fazla olacağı öngörülmektedir.

Bu artış ile birlikte havacılık sektöründeki eğitimlerin alanında uzman meteoroloji mühendisleri tarafından verilmesi daha kaliteli eğitimleri de beraberinde getirecektir.

Tespit edilen aksaklıklar;

Uçuş okulları ve üniversitelerde ATPL ve PPL seviyesinde verilen Meteoroloji eğitimlerinde birçok öğrenci ve uçuş öğretmeninin ortak şikâyeti olarak bu eğitimlerin herhangi bir meteoroloji eğitimi almamış kişilerce soru havuzundaki sorunların ezberlenmesine dayalı bir eğitim anlayışı verilmesidir.

Bu durum özellikle öğrencilerin METAR, TAF gibi bir uçuş için hayati önem taşıyan meteorolojik raporları tam olarak okuyamadan ve anlayamadan uçuş eğitimi almaya gidiyor olmasıdır.

Bu nedenle, ders işleyiş planı da göz önünde bulundurularak meteoroloji dersinin geniş kapsamları ancak bir uzman tarafından aktarılmalıdır.

Özellikle Pilotaj eğitimi verilen uçuş okulları ve üniversitelerde Meteoroloji dersini vermek üzere Teorik Bilgi Öğretmenliği (TBÖ) sertifikası alan farklı meslek mensubu kişilerin derslere girmesi eğitimin kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Eğitimin yanlış kullanılması ve aktarılması günümüzün en büyük problemidir. Bunun bir örneğine aşağıdaki linkten ulaşılabilir. (https://youtu.be/NsN4MQxurbI )

Sonuç olarak;

Mevcut Teorik Bilgi Öğretmenliği Yetkilendirme Talimatı’ nda Teorik Bilgi Öğretmeni (TBÖ) olabilmek için ön koşullar bölümünde 040 kodlu İnsan Performansı dersini verecek TBÖ adayının “Hava uzay hekimliği uzmanı ya da uçuş tabibi olması” veya “Sağlık Bakanlığınca ilgili mevzuata uygun olarak yetkilendirilmiş kişi ya da kuruluşlar tarafından verilen insan faktörleri ve havacılık fizyolojisi alanlarında eğitim sertifikasına sahip olması” ve 081 veya 082 kodlu Uçuş Prensipleri derslerini verecek TBÖ adayı “en az CPL lisanslı pilot veya havacılık/uçak/uzay mühendisi olması” gibi ön şartlar bulunmaktadır.

Ancak 050 kodlu Meteoroloji dersi için herhangi bir uzmanlık alanı ön şart olarak belirlenmemiştir.

Meteorolojinin kendi başına bir bilim dalı olarak özel uzmanlık gerektirmesi ve havacılıkta meteorolojik bilgi ve eğitimlerin hayati derecede önemli olduğu göz önünde bulundurulduğunda havacılık alanında verilecek meteorolojik eğitimlerin, alanında uzman meteoroloji mühendisleri ya da deneyimli pilotlar tarafından verilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle mevcut SHT-Teorik Bilgi Öğretmenliği Yetkilendirme Talimatında değişikliğe gidilerek, bu talimatnamede bulunan TBÖ için ön koşullar bölümüne 040 kodlu İnsan Performansı, 081 veya 082 kodlu Uçuş Prensipleri derslerinde olduğu gibi 050 kodlu meteoroloji dersi için de “050 Meteoroloji dersini verecek TBÖ adayları Meteoroloji Mühendisi veya en az CPL lisanslı pilot olmalıdır” şeklinde bir özel koşul eklenmesi önerilmektedir.

Gizem Buğday & Onur Durmuş

Meteoroloji Mühendisleri Odası

Havacılık Meteorolojisi Komisyonu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram